Acımasız, haksız olanlara da iyi davranır, boyun eğersek, kötülere fırsat vermiş oluruz. Bu kez kötüler hiçbir şeyden korkmadıkları için iyi olmaya çalışmazlar, git gide daha kötü olurlar. Bize yok yere vuranlara biz de var gücümüzle vurmalıyız. İnanıyorum ben buna. Hem öyle yaman vurmalıyız ki o insana ders olsun da o işi bir daha yapamasın.
Sıcak bir yuva, sevecen bir anne babadan ayrılmış olsam, ayrılık acısı bana belki en çok bu saatte koyardı. Rüzgarın iniltisi içime üzgü verir, kızların gürültüsü patırtısı da başımı şişirirdi. Oysa şimdi ikisi de bir tuhaf heyecan veriyordu içime.
Gözlerini yere dikmiş ama baktığı yeri görmediğine kalıbımı basarım. Gözleri kendi içine, kendi yüreğine çevrilmiş sanki… Şimdiki durumunu değil de geçmişten anımsadıklarını düşünüyor gibi.
Her insan birilerini, bir şeyleri sevmeyi gereksinir. Ben de sevilmeye daha layık birilerinden, bir şeylerden yoksun olduğum için, küçük bir korkuluk kadar partal, dolun olan bu zavallı oyuncağı sevip bağrıma basmakla avunuyordum.