Müzdelife Kurt

Müzdelife Kurt
Puan vermedi·84 syf.··
2023 4. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2023 00:00
Mehmet’in eşi Nergis’in, Nergis’in eşi Mehmet’in, Mehmet ve Nergis’in kızları Elif’in hikayesi… İnceliğine bakarak hemen bitirebileceğinizi düşündüğünüz ve bitirdiğiniz ancak duygu yoğunluğu fazla, betimleri çok güzel, naif bir kitap. Anlatılanlarsa her insanın yaşayabileceği, hayatımızdan olan şeyler… Dostluk, yarım kalan hikayeler, tamamlanamamışlıkların hüznü, hayat arkadaşı tarafından yolda bırakılmışlıklar, geçici heves uğruna yıkılan yuvalar, aile problemlerinden en çok etkilenenlerin çocuklar olduğu gerçeği, başkasıyla daha mutlu olma ihtimaline karşı bozulan düzenler… “Birini sevince, o sevgiyi anons edince tamam sanıyoruz. Heves lazım, tamam, köpek gibi aşık olmak da lazım, illa ki başın dönecek, aklını yitirecek gibi olacaksın, onsuzluğu hayal edemediğin biçare bir hal gelecek üstüne ama bunlar uçucu, kaçıcı şeyler. Sonra çok iş var. Emek vermen lazım. Bazı şeyleri feda etmen lazım. Teslim olman lazım. Yer açman lazım. Taş üstüne taş koyman lazım. Sonra o ilişkiye gözün gibi bakman lazım, çürümesin, çökmesin, eskimesin. Ona hayatını vermen lazım. Bunlar yoksa heves balon gibi bir şey, sönüp gidiyor.” “Normal şeylerin sıkıcı bulunduğu bir devre denk geldik sanırım. Müthiş bir oburluk çağı. Yeni insanın nefsi doymuyor. Sıradanı tükettik. Mutluluk dediğimiz şey sadece anlık. Lunapark treni gibi hızla çıkıp hızla inilen bir yer mutluluk.” “Çocuklar sağlam bir zemin arıyordu büyümek için. Dünyanın tekinsiz halleri karşısında yanlarında durunca kendilerini emin ellerde hissettikleri birini. Onları bırakmayacak, onlara “Merak etme, ben buradayım” diyecek biri. Gönülsüz ebeveynlik bir çocuğun başına gelebilecek en fena şeydi. Ben Elif’in talihsizliğiydim. Mehmet ise onun başına gelmiş en güzel şeydi.” “İnsanla insanı bağlayan yegane şey sevmekten başkası
Küçük Yuvarlak TaşlarMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20226,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·184 syf.··
2023 2. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2023 15:29
”Senin yanındayken kimse bana zarar vermiyor ve kalbimde mutluluk güneş gibi parlıyor.” ”Evet, öldüreceğim. Çoktan başladım bile. Öldürmek derken öyle Buck Jones’un tabancasını alıp dan diye öldürmeyi kastetmiyorum. Öyle değil. Kastettiğim onu kalbimde öldürmek. İyiliğini istemekten vazgeçmek. Derken bir gün ölüp gidecek.” “Dindinha bir seferinde mutluluğun ‘yüreğimizde parlayan bir güneş’ olduğunu söylemişti. Güneş her şeyi mutlulukla aydınlatıyordu. Eğer bu doğruysa, her şeyi güzelleştiren şey göğsümde pır pır eden yüreğimdi..” ”’Daha anlatsana,’ dedim. ‘Hoşuna mı gitti?’ ‘Hem de çok. Seninle sekiz yüz elli bin kilometre boyunca hiç durmadan laflamak isterdim.’ ‘Benzinimiz yeter mi ki?’ ‘Yalancıktan doldurursak yeter.’” ”Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Adı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.” ”Hayatın şefkatli yanını bana sen öğrettin Portuga. Bugün çocuklara misketler ve kartlar dağıtmaya çalışan benim, çünkü şefkat olmayınca hayatın pek değeri kalmıyor. Şefkat göstermek beni bazen mutlu ediyor, bazense yanıltıyor, ki bu ikincisi daha sık oluyor.”
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,6bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2023 1. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2023 20:13
“Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem şüpheciliğin; hem Aydınlık hem Karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu; hepimiz ya doğruca Cennete gidecektik yada tam aksi istikamete -özetle; şu an içinde bulunduğumuz döneme benzer bir dönemdi. ki dönemin, sesi en çok çıkan otoriteleri bu günler hakkında -olumlu anlamda da, olumsuz anlamda da- ancak ve ancak “en” sözcüğü kullanılarak konuşulabileceğini iddia ediyorlardı.” Kitabın başında geçen bu cümleler, tüm hikayeyi özetler nitelikte. Açlık, yoksulluk, zalim yöneticilerden bıkmış masum insanlar… Zulme engel olmaya çalışan masumların bir süre sonra zalim insanlara dönüşmeleri… Suçlu ve kötü insanların yanında iyi ve masum insanların da yandığı, at izinin it izine karıştığı, canilerin dürüst insanları yargıladığı bir dönem. Ve maalesef bu duruma sebep olan, “ tarifsiz acıların, katlanılmaz zulmün, acımasızca görmezden gelinişinin sebep olduğu korkunç ahlaki yozlaşmanın ayrım gözetmeden herkesi kırıp geçirmesi.” Ve güzel yürekli Sdney Carton…
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2022 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2022 19:58
Edebiyatta doğalcılık akımını en iyi işleyen yazarlardan biridir Zola. Nesnel gerçekleri yazan doğalcı yazarlar, eserlerinde yaşamın acımasız ve kaba yönlerini de işleyerek, yapıtlarında iç karartıcı mekanları, gecekondu semtlerini ve yeraltı dünyasını da anlatmışlardır. “Biz bir dünyanın yıkıntıları üzerinde yaşıyoruz. Görevimiz bu yıkıntıları açık yüreklilikle, mertçe, yalana kaçmadan inceleyerek gelecekteki dünyanın olgularını saptamaktır. Bize yol gösteren bilimdir. Bilim evrenselleşmektedir, yarım yüzyılda edebiyata yayılmış ve tarihi, eleştiriyi, romanı yenilemiştir.” Zola eserlerini bir bilim insanı gibi kaleme alırken , aynı zamanda hayal gücüne de önem vermiştir. “Biz yazarlar elbette gerçek olgulardan hareket ediyoruz, onlar sarsılmaz temelimizi oluştururlar; fakat olguların işleyişini göstermek için, olaylar üretmemiz ve bu olayları yönlendirmemiz gerekmektedir, burada da yaratıcılık yeteneğimizle biz devreye giriyoruz.” Rogugon-Macquartlar dizisinin 9. kitabı olan Nana’yı yazmadan önce Emile Zola, Fransa’nın en büyük sorunlardan biri olan hayat kadınlığı konusunu araştırmış ve Le Figaro gazetesinde yayımladığı yazıda şöyle söylemiştir: “Ağır çalışma temposu insanları alkolizme, ailelerinden gördükleri ayyaşlık ve genel olarak hayatın çirkefliği ise kötü bir yaşama iter. Bu, yeniden ve doğru şekilde oluşturulması gereken bir sınıfın genel sosyal konumudur.” Nana… Bir hayat kadını. Zola’nın okuduğum ilk eseri. Haksızlık etmek de istemem ama bitirdiğimde “Bir hayat kadınının hikayesini okudum” dedim :) Sadakat kırmızı çizgim olduğundan mıdır bilmiyorum, kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmayan kitaplar bu noktada beni çok yoruyor :) Zengin olan, cemiyet hayatında adı hep anılan insanlarında ahlaken bozuk olabileceklerini, içlerinin ne kadar kokuşmuş
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2022 10. kitabı
·
309 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2022 11:19
Küçüklüğünden bu yana çevresi tarafından dışlanan, küçümsenen, hor görülen kahramanımızın insanlara ve sisteme karşı olan isyanını okuyoruz. Dostoyevski, bir kahraman üzerinden aslında tüm insanların iç dünyasını anlatmış kitapta. Bir insanda hem iyi hem kötü özelliklerin aynı anda bulunabileceğini anlatan çok güzel bir eser. Başlangıçta sıkılacağınızı düşünseniz de çok akıcı. Bırakmadan okumanızı tavsiye ederim.:) “her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; gerçek, tam manasıyla bir hastalık.” “umutsuzluk en yakıcı zevktir, özellikle de içinde bulunduğun durumun çaresizliğini açıkça kavramışsan. Tokadı yiyince bilinç öyle bir ezilir ki, pestile döner.” “Şüphesiz böyle bir duvarın hakkından gelemeye gücüm yetmezse boşu boşuna yırtınacak değilim, ama karşımda gücümün yetmediği bir taş duvar var diye büsbütün boyun eğmeye de razı olamam.” “Fakat insan sistemlere, bazı soyut kavramlara o derece bağlıdır ki, mantıktan yana olmak için gerçeği bile bile değiştirmeye, gözlerini kapayıp kulaklarını tıkamaya razı olur.” “bugünün insanı pek çok bakımdan barbarlık çağı insanından daha üstün görüşlü olduğu halde, aklın, bilginin gösterdiği yoldan gitmeye bir türlü alışamamıştır.” Fyodor Dostoyevski Yeraltından Notlar
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,7bin okunma