Ayrılmak çok zor bazı kitaplardan!
Hele o kitap sayfa sayfa içine işlediyse...
Artık ellerin bıraksa da zihnin, kalbin o kitapla yaşamaya devam edecektir!
Mihmandar
Hicretle başlıyor eser.
Ta o an hissettim eserin sayfalardan yüreğime hicret edeceğini!
Hz. Peygamber ile bir yolculuk...
"Azıcık sabret, Allah belki sana bir yol arkadaşı ihsan eder, hele sabret!" (s. 19)
Okumaya doyulmuyorsa onunla yollarda olmak kim bilir nasıl güzel bir duygudur, hele ki ona mihmandar olmak! Onu evinde konuk etmek... Siz bu hislerle okurken zamanda sıçramalar meydana geliyor.
"Konstantiniyye elbet fetholunacaktır; onu fetheden emîr ne güzel emîr, onun ordusu ne güzel ordudur." (s. 7)
Bir hadisi şerif...
Kitabın en güzel yanlarından biri de ayetler ve hadislerle örülmüş olması. Gerek eserdeki kahramanların davranışlarından gerekse bu ayet ve hadislerden yola çıkarak islamın özüne ulaşma şansı elde ediyorsunuz eserde.
İstanbul...
Şehre bakış açınız değişecek okuduktan sonra...
Defalarca Eyüp Sultan türbesine gittim ama o ruhu koklamayı başarmak için bu eseri okumam gerekiyormuş meğer...
Ebû Eyyûb!
Peygamberin yol arkadaşı Ebû Eyyûb!
Onun sözlerinin emanetçisi Ebû Eyyûb!
Fethin manevi destekçisi Ebû Eyyûb!
Onu eserden de olsa tanımak en büyük motivasyon kaynağı oldu kuşkusuz!
Yalnız Eyüp Sultan da değil, nice kahraman ile tanışma fırsatı veriyor size eser. Kendilerini tanıtmaları da öyle hoş ki... Hiç Gönül Dağı dizisini izlediniz mi? Bölüm başlarında kahramanlar konuşur, kendilerini duygu yüküyle anlatırlar. Bu kitapta da öyle girişler, öyle bitirişler var. Bölümleri onların ağzından dinliyor, onların gözüyle görüyoruz. Duygu yüklü geçişler...
"Adım Hamed, Abdullah Müzeni'nin torunu Hamed. Yakışıklı ve şık giyimli Bekir'in oğlu Hamed." (s. 123)
"Ben Selma'yım. Cuayl'ın kızı Selma.
Ana sayfada akış bölümünü sürekli "EN YENİLER" yapmakla uğraşan bir ben mi varım? Takip ettiğim herkesin gönderini adilce, eşit oranda görmek istiyorum. Siz de böyle düşünüyorsanız beğenin sesimiz duyulsun!
İçkiye benzer bir şey var bu havalarda.
Kötü ediyor insanı, kötü...
Hele bir de hasretlik oldu mu serde;
Sevdiğin başka yerde,
Sen başka yerde;
Dertli ediyor insanı, dertli.