İçimizde, yalnızca kendimizin duyduğu iç seslerimizin yüzde kaçını dışarıya yansıtıyoruz? Yazar, iç monoloji kavramını "yeraltı" olarak nitelendirmiş. Yalnızlığını bütünüyle paylaştığı kendisi olduğu için, yalnızca kendi yeraltında yaşamayı tercih etmiş. Diğer insanların yeryüzü, onun yeraltına aykırı geldiği için kendini kendi içine hapsetmiş. Yani yeraltı yazarın yaşam alanı haline gelmiş.
Muhakemede olan tek yönlü istişare, hayal ve düşünce akımlarından ziyade karşılıklı bir diyalog gibi çift yönlü bir iletişimi içerir. Bu durumda kişi zihninin içinde bazen bir şey düşünme ya da hayal etmenin yanında, bazen de hiç bir şey yapmaksızın kontrolü dışında zihninin içinde bir ses duyar. Çocukluğumuzdan bu zamana kadar, iç ses, diğer adıyla iç monolog, hayat boyunca düşünce ve davranışlarımızda önemli bir rol oynar. Hayatı öğrendikçe, iç sesimiz zihnimizde farklı senaryolar oluşturur ve dünyada olanlara karşı bakış açımızı şekillendir.
Yazarın bu kitabını okurken sizlerde o "yeraltı" dünyasını keşfedeceksiniz. Belki o dünyayı kendinize yakın bile hissedeceksiniz. Kitabın ilk bölümünde yazara hak vereceksiniz. Diğer bölümlerinde belki yazarla fikir ayrıcalıkları yaşayacaksınız. Çünkü herkesin "yeraltı" kendi içindedir.
Dostoyevski bu romanından sonra, diğer romanlarının az çok nasıl olduğu konusunda ip uçları bırakmıştır. Okunmaya değer bir kitap diye düşünüyorum. Okuduktan sonra kendi yeraltınızı sorgulayacaksınız. Keyifli okumalar dilerim... Fyodor DostoyevskiYeraltından Notlar