Ön yargılarıma rağmen, sanatın bu düşünceleri yıkma aracı olduğunu hatırlatarak başladım bu kitaba aslında. Ama kitabın içine girdiğinde anlatım fazlasıyla akıcı, hikayenin anlatıcısı kadar aslında sizi içinize çekiyor. Keza değindiği konular keza zaman kavramlarındaki değişimler okuyucuya merak ettiriyor. Fakat merakımın karşılığı alınır mı bilemedim, son sayfaları okurken biraz sıkıştırılmış hissi verdi. Irk ayrımını ve sonuçlarına çarpıcı şekilde değiniyor. Bunu yaparken kültürleri de çok güzel işliyor. Ve tabi ki incir ağacı anlatısı; insanlarla empati kurarken bitkiler ve ağaçlarla bu kadar empati kurabileceğimi düşünmezdim. Bunu yaparken ham bilgi vermesi ve bunun hikayeyle aynı doğrultuda gitmesi de kitabı gerçekten güzel kılıyor. Elif ŞafakKayıp Ağaçlar Adası
İnsanlar iyimserler ve kötümserler arasındaki farkın kişilik meselesi olduğunu varsayarlar. Oysa ben olayın temelde unutmayı başaramamak ile ilgili olduğuna inanırım.