Özlemek insanı çaresiz hissettirir. Bir daha sevdiğini görememek, ona sarsılamamak, sesini duyamamak, sadece mezarına bakabilmek.. Bunlar kalbinizi öyle bir acıtır ki içinizdeki özlem duygusu gün geçtikçe daha da alevlenir. Bunu taşımak zordur. Şükrü Erbaş'ın eşine olan özlemini derinden hissettim.
Bu kitabı hayatımın en hassas döneminde okumanın ağırlığı var üstümde. Okurken empati duygumun güçlendiğini çokça farkettim. Hatice Erbaş'ın eşine karşı olan saygısı beni çok etkiledi.
Babanız içerde şiir yazıyor diye
çocuklarımı sessiz ağlattım ben..
Şuna inanıyorum bir insanı hayatınıza alırken kararlarınıza ve yaşayışınıza saygı duyması gerektiğini aşılayın. Bir insan'ın hayatından çıktığınız vakit arkanızdan şunu diyebilsin "Hayatıma girdiği andan beri bana çok şey kattı onun sayesinde kendime bakabilme fırsatı buldum" bunu bana bir insan yaşattı şuan hayatta olmasa bile dönüp arkama baktığımda bunları diyebiliyorum. Şairimiz gibi şiir yazamasamda en azından tanıştığım insanlara bende bu duyguları yaşatarak o çok sevdiğim insana şiir yazmış gibi olurum.
Her cümlesinde ayrı bir anlam ayrı bir güzellik ayrı bir hassaslık var. Kitabı defalarca okuyabilirim ve sizlere de şiddetle tavsiye edebilirim.
Canım kendim ya yine çok güzel yazdım^^