9/10
·448 syf.··
2026 25. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 12:55
Yunan bir filozof şöyle demişti"bir kere sınırı aşan için artık sınır yoktur" ‍ Sevgili arkadaşlar bu akşam onurongo in son kitabı olan yırtıcı kuşlar zamanı kitabını yorumlamaya geldim.. ‍ Kitapta hangi konular var derseniz sokaklarda cirit atan uluslararası suç şebekeleri onlarla kol kolu fotoğraf çeken siyasetçiler ekonomik bozulmanın ve para kazanmanın hızlandığı ahlakı çürüme ve daha neler neler... Tabii ki baskomiser nevzat'ın karısı ve kızının patlamada nasıl öldüklerini ve bunu kim öldürdüğünü öğreneceğiz.. ‍ Hikaye başkomiser nevzat'ın huzur dolu bir kum denizi'nde yürüdüğü ancak bu huzurun gökyüzünden yağan siyah yapışkan ve kötü kokulu bir balçıkla kabusa dönüştü sembolik bir rüya ile başlıyor Nevzat bu balçığın içinde hareket edemez hale geldiğinde büyük bir gürültüyle uyanır ‍ Nevzat uyandığında fırtınalı bir gece vardır ve telefonu çalar arayan yardımcısı Ali'dir Ağva yakınlarında bir heyelan sonucu ortaya çıkan kafatası kemiğine rastlamışlardır Nevzat fırtınaya rağmen olay yerine gitmek üzere hazırlanır.. ‍ Yapılan araştırmalar sonucunda kafatasında bir delik olduğu tespit edilir olay yerinde bulunan 9 mm çapındaki mermi çekirdeği delil torbasına alınır.. Ekip bölge hakkında bilgi almak için köyü muhtarı Nurettin tulum'un yanına gider.. muhtar göbelek recep'in karısı Zehra kadın uyuşturucu yani metemfemotin etkisiyle aklını yitiren oğlu bünyamin tarafından vahşice öldürülmüştür.. bu olay köyün o kadar da günahsız olmadığını gösterir. Muhtar ikinci bir olay daha anlatır palamut kaptanın kardeşinin kumar yüzünden mahvolduğunu anlatır palamut kaptanın kardeşi kamil'in kumar borcu yüzünden başına gelenleri hatırlar Kamil babadan kalma tekniği kumarda kaybedince palamut kaptan mekanı basmış ancak oranın sahibi olan sarı Nebil ile anlaşma yapmak
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,3bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Hikaye, Ağva'da bir fırtına sonrası meydana gelen toprak kaymasıyla başlar. Topraktan çıkan bir insan iskeleti, yedi yıl önce işlenmiş bir cinayetin izlerini gün yüzüne çıkarır. Cesedin kafatasında bulunan kurşun, Nevzat'ın silahına aittir. Bu durum hem soruşturmayı hem de Nevzat'ın kişisel geçmişini karmaşık bir hale getirir. Nevzat, yıllar önce bir patlamada kaybettiği eşi Güzide ve kızı Aysun'un ardından ağır bir travma yaşamış, bu süreçte elektroşok tedavisi görmüş ve bazı anılarını tamamen yitirmiştir. Bulunan cesedin, geçmişte kısa süreliğine sorguladığı ancak hatırlayamadığı Turgay Nacar'a ait olduğu anlaşılır. Bu gelişmeyle birlikte Başkomiser Nevzat, yardımcısı Komiser Ali ve Zeynep ile birlikte hem cinayetin hem de geçmişin izlerini sürmeye başlar. Başkomiser Nevzat bu süreçte kirli polisler ve uyuşturucu tacirleriyle de mücadele eder ve birkaç kez ölüm tehlikesi atlatır. Soruşturma ilerledikçe yalnızca faili değil, zamanla bastırılmış duyguları ve unutulmuş gerçekleri de ortaya çıkarmaya çalışırlar. Nevzat için bu dava, profesyonel bir sorumluluktan öteye geçer. Kendi vicdanıyla hesaplaştığı, adaletin tanımını yeniden sorguladığı bir içsel yolculuğa dönüşür. Ayrıca bu süreçte Başkomiser Nevzat bir taraftan ölen karısı ve kızının asıl suçlusunu ararken diğer yandan sevgilisi Evgenia ve evlat edindikleri kızları Azez'i de korumaya çalışmaktadır. Soruşturma ilerledikçe asıl şüphelinin emekli emniyet müdürü İlhami olduğu ortaya çıkar. 7 yıl önce İlhami'den aldıkları emir ile Turgay Acar ve Halit Apak Nevzat'ı öldürmek için arabasına koydukları bomba Nevzat'ın karısı ve kızının ölümüne sebep olmuştur. Hikayenin sonunda uyuşturucu baronu Darko'nun evinde kargaşa çıkar ve bu kargaşada Darko ve İlhami ölür. Çıkan kargaşadan sağ kurtulan Nevzat sevgilisi Evgenia ve
1000k
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendim için yazdım.Spoiler içeriyor isterseniz okumayın.
Puan vermedi·416 syf.··
2026 6. kitabı
Bireyin kendine özgü düşünce, anlayış, davranış ve sevme tarzı kendisi dışında başka hiçbir birey tarafından değiştirilemez. Karakterlerden nefis düşkünü, neme lazımcı Besim bey hariç genelinin yaptığı "Ben seni gördüğüm şu veya bu şekilde seviyorum. O yüzden sende benim gördüğüm gibi ol ve öyle kal." demekti. Bu da söylenen kişiye ip takıp oynatmaya çalışmak gibi birşeye benziyordu. Zavallı Samim çocuğu yaşındaki kızda annesini görüp (artık ne çeşit bir sevgiyse) hayatının yönü annesininki gibi olmasın diye çırpındıkça battı. Oysa ki baskının neler getirebileceginden bihaber de değildi. Toplum baskısı ifadesindeki toplumdan biri olduğunu her tavrı ve sözüyle ziyadesiyle kanıtladı da Meral'e aşk adı altında. Sözlükteki anlam bakımından insan ruhunda en ağır vaka olan psikolojiyi beden diliyle anlamaya yeteceğini düşünmesi başlı başına hata olsa da, en azından kendine has karakter-eylem çözümlemelerini okumak hoştu. Bununla birlikte eğitim sistemi hakkındaki önerileri şahsıma hitap etti. Yalnızlaşmanın oluşum süreci hakkındaki teorisine ise tamamen katılıyorum, ancak; yalnızlık da olmasa bir zaman sonra nefes alamayacağıma da; Haruki MURAKAMİ'nin 1Q84 1. Kitap syf:169 daki "Açıklamaya gerek yok ama hiçbir dünyada ütopya diye bir şey var olamaz.Simya ve sonsuz hareketin asla var olamaması gibi." sözlerine inandığım gibi inanıyorum. Romanın ekseriyetle karamsar olan havası, Samim'in bu ütopik simeranya hayalleri ile yoğunluğunu daha fazla arttırıyordu sanki. (Belki de bana öyle geldi. Bilmiyorum) Ayrıca; böyle aydınlık, özgürlük ve mutluluk dolu ütopyaları düşleyenlerin; gerçeğin acı karanlığında naçar yaşadıklarına emin oluyorum bu tarz karakterlerle karşılaştığım kitaplarda. Anlatmak istediklerini anlamışsam ne ala anlayamadıysam da vardır diyorum yürünecek yolum daha
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202527,3bin okunma
10/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
Güzel âşık cevrimizi çekemezsin demedim mi Bu bir rızâ lokmasıdır yiyemezsin demedim mi Yemeyenler kalır nâçâr gözlerinden kanlar saçar Bu bir demdir gelir geçer duyamazsın demedim mi Bu marifet bir dilekdir bilene büyük devletdir Yensiz yakasız gömlekdir giyemezsin demedim mi Varalım meydân yerine irelim Ali sırrına Cân ü bâşı Hakk yoluna koyamazsın demedim mi Pîr Sultan Ali şâhımız arşa çıkar efgânımız Onik'imam katârımız uyamazsın demedim mi
Mehter Tarihi Teşkilatı ve MarşlarıAhmet Tezbaşar · Berksoy · 19751 okunma
Coğrafya Kader değil
8/10
·380 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 06:50
Yoksulluğun çaresizliğini iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir baş yapıt. Yaşar Kemal’de tanık olduğumuz Çukurova’nın ırgatı, Fakir Başkurt’un romanlarında tanış olduğumuz saf, kurnaz, cahil, naçar köylü insanının kentle karşılaştığındaki şaşkınlığı, savrulması. Köyde ağaya maraba olmaktan kurtulmak için şehre kaçıp bu defada şehir ağalarına yakalanış. Ve bunun ötekinden de beter daha sofistike daha kurumsal daha örgütlü bir kötülük hali oluşu. Bireyselleşemeyen, kendini geliştiremeyen insanın güçlünün ve gücün karşısında ordan oraya savrulup ziyan oluşu. Üç Kişi ile çıktıkları yolda tek kişi olarak köyüne dönen Yusuf’un bir yetkinlik kazanarak (duvarcı ustası olarak) köye dönmesindeki keramet.
Bereketli Topraklar ÜzerindeOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20208,4bin okunma
“Demek abi hökümete başvurursak bu iş olur.”
8/10
·234 syf.··
2025 18. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 17:45
"Doğru söylersem halk gücenir, yalan söylersem hak gücenir Hakim bey. Beni bağışla. Görmedim, bilmedim, hiç de buralarda olmadım" der. Ve alır başını kayıplara gider. İstemez fışkının üstüne sıçramasını. Gören görmediğini, bilen bilmediğini söyler. Naçar kalırsın orta yerde. Dinine, devletine bir küfür savurursun içinde. Ve o kadarla kalırsın. Bura köy yeri Çelo! Kanun sökmez bu yerde. Burada kanun kuvvettir. Burada kanun arkadır. Bura da kanun paradır. Bu, dediklerim yoksa belin kıyamete dek büküktür...” Büyülü bir Türkçe muhteşem bir köy romanı. Yazarın daha önce okuduğum Yılkı Atı romanından etkilenerek okumaya karar verdiğim ikinci romanı Çelo, bana kalırsa köy edebiyatının en başarılı eserlerinden biri. Özellikle yazarın dili ve dile hakimiyeti benzersiz bir tat veriyor. Gereksiz benzetmeler ve yoğun betimlemelerden uzak oldukça doğal ve akıcı bu dil hayranlık uyandırdı bende. Kemal Tahir’den sonra en çok etkilendiğim ikinci Anadolu ağzı diyebilirim. Tıpkı Yılkı Atı’nda olduğu gibi roman okurda bir burukluk bırakıyor. Diğer eserlerini okumaya devam edeceğim.
Edebiyat
ÇeloAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2020244 okunma