Nadir kemaloğlu

Nadir kemaloğlu
@nadkee
Öğrenen, öğreten.
Sınıf öğretmeni
Lisans
null
Erzurum
22 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
Kral, dondurucu bir kış mevsiminde gecenin soğuğunda nöbet tutan bir muhafıza sordu: -Üşümüyor musun? Muhafız; -Ben alışığım kralım dedi. Kral; -Olsun sana sıcak tutacak elbise getirmelerini emredeceğim dedi ve gitti.Ancak bir süre sonra emri vermeyi unuttu... Ertesi gün duvarın yanında muhafızın soğuktan donmuş cesedini gördüler ama muhafız duvara bir şeyler karalamıştı.Duvarda şunlar yazıyordu : "Kralım, soğuğa alışkındım, fakat senin sıcak elbise vaadin beni öldürdü! Türlü vaatlerle, insanları bekleterek bir umuda bağlayarak kesinlikle imtihan etmeyin.Çünkü insan, bekletildikçe değişir. Beklettiğiniz kişi hakkınızda telafisi imkansız olumsuz düşüncelere girer. Önce umudu öldürürsünüz. Ardından sevgi, saygı, güven ölür...Dostluk ölür, muhabbet ölür! İNSAN BİR DEĞERDİR SİZ SİZ OLUN, KİMSENİN UMUDUNU ÇALMAYIN...
İnsana Dair
Reklam
Eve giren adam; evde tek başına yaşayan eşini ağlar halde gördü ve ağlamasının sebebini sordu? -Kadın: Evimizin önündeki ağaca konan kuşlar beni türbansız görebiliyor ve bu durumda Allah'a karşı günak işlemiş olabilirim; onun için ağlıyorum dedi. -Adam: Karısının Allah korkusu duyarlılığından çok etkilendi; karısını kucakladı, alnından öptü, kazma kürek hazırladı ve karısını rahatsız eden kuşların konduğu ağacı kökünden söktü. Adam çalışıyordu; işe gidiş dönüş saatleri belliydi, günlerden bir gün çalıştığı yerde doğan bir arızadan dolayı eve erken geldi, kapıyı açtı ve karısına sürpriz yapmak için sessizce içeri girdi ve hayatının sürpriziyle karşılaştı. Kuşların onu türbansız görmesinin iffetine halel getireceğini düşünen eşi; aşığının koynunda gününü gün ediyordu. Adam gördüğü durum karşısında şaşkındı, eşi ve aşığına hissetirmeden ihtiyaç duyabileceği birkaç parça eşyayı aldı, evden çıktı ve önüne çıkan ilk yoldan dönmemek üzere yaşadığı şehri terk etti. Uzun bir yolculuktan sonra kendisini; kalabalık bir halk toplulu içinde buldu, kalabalıkta herkes şaşkındı ve anlaşılmaz bir uğultu vardı, adam birine yaklaştı ve kalabalığın nedenini sordu? Kalabalığın nedeni; kraliyet hazinesi çalınmış ve fail bulunamamıştı. Kral; sarayının önüne halkı toplamış ve fail bulununcaya kadar herkesin sarayın önünde kalmasını emretmişti. Kalabalıkta adamın ilgisini; ayak parmakları üzerinde yürüyen biri vardı ve adam, bu ayak parmakları üzerinde yürüyen adamın kim olduğunu sordu? Ona; bu adamın kraliyetin din adamı olduğunu, ayağını tam basarsa, istemeyerek karınca ezebileceği Allah korkusuyla ayak parmakları üzerinde yürüdüğünü söylediler. -Adam: Allah'ım hırsızı buldum beni krala götürün diye çığlık attı; adamı krala götürdüler ve adam krala, hazineyi çalan hırsızın,
Din
"İnsan olmadıktan sonra güzel göz, güzel kaş, sırım gibi boy herkeste var. İnsan dediğin yüreğiyle, inceliğiyle insan olmalı." Yaşar Kemal
İnsan ve Hayat
“öyle kimsesiz kaldım ki, öyle bomboş. yapraklar ağladılar bana, sonra, tıpkı bir gözyaşı gibi düştüler son yapraklar. ne önceleri, ne de sonra hiç böyle yalnız kalmamıştım. bu kadar…” Pablo Neruda
Hayata Dair
Yaşar Kemal'in, "Neden hep yoksulluk üzerine yazıyorsun?" sorusuna cevabı: "Bir ülkede yoksulluk varsa onu yazmayan yazar, yazar değil insan bile olamaz." Ve ölmeden önce okurlarına son bir vasiyet bırakır: "Benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır.” Şu dünyada ölüm var, yoksulluk var, zulüm var. Eğme başını namerde; yüreğin var, dilin var!...
Edebiyat
Reklam