• Namazda, içimde duyduğum rahatlıktan, mânevî zevkten ötürü rûhumun penceresi açılır da, oradan vasıtasız olarak Allâh’tan haberler gelir, ilham gelir.
• Allâh’ın ilhamı, feyz yağmuru, rahmeti, nûru, ezeldeki kaynağımdan ve hakîkatimden gelir, penceremden evime girer.
• Penceresi olmayan bir ev, cehennem gibidir. Ey Allâh’ın kulu! Dinin aslı, temeli mânevî pencere açmak ve oradan tevhîd ve hidâyet nûru alarak gönlü, gözü aydınlatmaktır.
2405 • Yol açmak için ormana az kazma vur! Sen gel, himmet kazmasını nefis duvarına vur da gönle mânevî bir pencere aç!
"Belki şart-ı kabiliyyet O'nun atasıdır. Ata iç, ve kabiliyyet kabuk gibidir." (Mesnevi)
Bundan dahi anlaşıldığı üzere abdin âmâl-i sâliha ifasına muvaffakiyeti dahi Hakk’ın atası ve fazl-ı ihsanıdır. Binaenaleyh abdin ameliyle tefahürü kadar kendisi için bâdi-i hicab ve hacalet bir şey yoktur.
Ve pey-der-pey hakayık-ı ahvalin, mütefekkirin-i zekiyye taraflarından kabulü me'muldür. Nitekim Avrupa erbab-ı fünunu şimdiden vahdet-i vücudu idrake bile başlamıştır.
3430• Cana can katan bu sözler, Nil suyu gibi lutuftur. Allâh’ım sen bu latîf sözleri, Kıbtî* huylu olanlara kan olarak göster.
*(Kıbti: Mısırlı; Devrinde Firavun'a tabi olanlar.)
İnandıklarını tatbik etmeden, ibadet ve taat etmeden nefsiyle mücadeleye girişmeden, bu işin edebiyatını yapmak, güzel konuşmak, yorumlarda bulunmak bizi kurtaramaz.