Furkan Örten

Ahmak Aşıklar:
• • Pislikle, kötülüklerle dolu, düzenbaz âşıklar, birbirlerinin kanına, canına kast ediyorlar. • • Vise’nin, Ramin’in, Hüsrev’in, Şirin’in hikâyelerini oku da bak ki, o ahmaklar, haset yüzünden neler yapmışlar. • 1205 • Âşık da yok oldu, mâşuk da yok oldu. Zâten kendileri de bir şey değillerdi. Aşkları da, hevesleri de bir şey değildi. • • Noksan sıfatlardan berî olan Cenâb-ı Hakk, yoku yoka vurur, âşık eder. Yoklukları birbirine vurur, böylece var olmayanları, birbirine sevdirir. • • Perişan âşığın gönlünde hasetler baş kaldırır. O ne yapacağını şaşırır. Böylece de Allah, yok mesâbesinde olan insanı çeşitli güçlüklere sokar, muztarip kılar. • • Erkeklerden daha merhametli, ince duygulu olan kadınlar ortak olunca, “kuma”lar hasetten birbirlerini yerler, çekişirler, kavga ederler. • • Bir de taş yürekli erkekleri düşün, haset yüzünden, onlar nerelere varırlar, ne hâle düşerler, kıyâs et! • 1210 • Şerîat latîf bir efsûn okumasaydı, onları men etmeseydi, herkes, değil düşmanının, arkadaşının bile bedenini yırtar, onu paramparça ederdi.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
•Hakk’ın silah deposunun, yâni kenz-i mahfî(=gizli hazîne)nin kapısı açılıp da, Hakk’ın isim ve sıfatlarının mazharı olan güzellerde, çeşit çeşit şekillerde onun tecellîleri ortaya çıkınca, güzellerin gözlerinin bakışları, gamzeleri oklar atmaya başladı. 4135• İşte bütün bunları yapan görünmez sevgili, benim de gönlüme bir ok attı, beni âşık yaptı, sevdâlara saldı. Beni şükretmeye de âşık etti, şekerler yemeye de, yâni rûhanî zevkler almaya da.
Hapishaneden:
İnsan nefes almakta zorlanır ya bazen...
Namaz.
• Namazda, içimde duyduğum rahatlıktan, mânevî zevkten ötürü rûhumun penceresi açılır da, oradan vasıtasız olarak Allâh’tan haberler gelir, ilham gelir. • Allâh’ın ilhamı, feyz yağmuru, rahmeti, nûru, ezeldeki kaynağımdan ve hakîkatimden gelir, penceremden evime girer. • Penceresi olmayan bir ev, cehennem gibidir. Ey Allâh’ın kulu! Dinin aslı, temeli mânevî pencere açmak ve oradan tevhîd ve hidâyet nûru alarak gönlü, gözü aydınlatmaktır. 2405 • Yol açmak için ormana az kazma vur! Sen gel, himmet kazmasını nefis duvarına vur da gönle mânevî bir pencere aç!
"Belki şart-ı kabiliyyet O'nun atasıdır. Ata iç, ve kabiliyyet kabuk gibidir." (Mesnevi) Bundan dahi anlaşıldığı üzere abdin âmâl-i sâliha ifasına muvaffakiyeti dahi Hakk’ın atası ve fazl-ı ihsanıdır. Binaenaleyh abdin ameliyle tefahürü kadar kendisi için bâdi-i hicab ve hacalet bir şey yoktur.