İ'raz-ı "şevk-i makamat-u hayal" ile
Sevkedildik "şevk-i irfan-ı yar" iline
["Hayal makamlarının o (geçici/aldatıcı) coşkusundan yüz çevirerek; sevgilinin (hakikatin) irfan yurduna, o büyük şevkle sevk edildik."]
*Hani ârifin oturup durduğu halde gizli bir yoldan yüzlerce âleme gittiği gibi.
*Böyle gidiş mümkün değilse o ilden gelen bu haberler, kimden geliyor öyleyse?
*Bu haberlerde, bu dosdoğru rivayetlerde yüz binlerce pîr ittifak etmiştir.
*Bu kaynaklarda, öyle zanla kurulmuş bilgilerde olduğu gibi türlü türlü değil, bir tane bile aykırı şey yoktur.
*O arayış, karanlık gecede kıble arayışına benzer. Buysa öyle bir haldir ki gün ortası, Kâbe de işte ortada durup durmada.
Sevgiliyi öyle bir arayayım ki onu aramaya lüzum olmadığını bilinceye kadar bu aramadan vazgeçmiyeyim.
Zamânenin çevresinde dönüp dolaşmadıkça o beraberlik, kulağıma girer mi benim?
Uzun ve uzak yerlere düşmeden bu beraberlik sırrını nasıl anlıyabilirim?
Tanrı, kullariyle beraber olduğunu anlattı, sonra da bu sırrı gönlün aksetsin, bununla kanaat etmesin, bu sırrı araştırsın diye gönülü mühürledi.