Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·434 syf.··
Beğendi
·
2022 184. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2022 18:31
İyi Akşamlar! Bereketli Bir Ay Oldu! Mesnevi eserlerini toplayana kadar çatladım. Genel olarak Mevlana ve onun eserlerini toplayana kadar perişan oldum. Çünkü yayın hakkının kimde olduğu o kadar belirsiz ki, koskoca adamın 5 tane kitabı var ya da bize ulaşan bildiğimiz 5, gelip görelim ki 100 tane kitap baskısı var. Böyle olunca da diğerlerinin bu 5 eserin özeti niteliğinde olduğu aşikar. Hatta eminim ki bazı hurafeler, anonim olarak bilinen yazılar da basılan kitaplarına eklenmiştir. Çünkü çok kaliteli yayınlar tarafından yapılan baskıların yanına ne olduğu belirsiz baskılar da eklenmiş. Bu durum beni oldukça üzüyor ve daha evvel de belirttiğim üzere bazı yazarın orijinal eserleri ve bunlardan üretilen eserlerinin ayrı ayrı gruplanması gerektiğini bazen dile getiriyorum. Bunun akabinde genel bir düzenlemenin artık imkansız hale geldiğini görüyorum. Çünkü adeta yemin edip kanıtlayamayacağımız bir durum yaşıyoruz. Neye göre yok sayacağız, ha demeye sorup öğreneceğimiz kaynaklar yok. Aynı zamanda belirli bir düzenleme yaptığım için bunu da kitap incelemesinde belirteceğim. Yine aynı zamanda Akçağ Yayınları muazzam bir baskı hazırlamışlar. Onları da Mesnevi serisinde birleştirdim. Ben ise Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinde yayımlanmış olan baskısını okudum. Aynı zamanda bu 3 paragraf ve benzer özellikleri içerecek diğer paragraflar, diğer incelemelerimde de yer alacaklardır. Bunu belirtelim. Sonuç olarak amaç bilgilendirmek, elimden geleni yapıyorum. Aynı zamanda Mevlana’nın toplam 5 eseri bulunuyor demiştik. Bunlar: Divan-ı Kebir, Fihi Ma Fih, Mecalis-i Seba – Yedi Meclis, Mektubat ile şu an okuduğumuz Mesnevi serisinin kitapları. Diğer eserlerine ise daha sonra bakacağım. Şu an uzun soluklu bir seri malum. Ana eserler bunlar ki bunu da bilgilendirme amaçlı
Mesnevi 6Mevlana Celaleddin-i Rumi · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1988152 okunma
Puan vermedi·434 syf.··
2023 17. kitabı
Merhamette güneş gibi ol; cömertlikte akarsu gibi ol; tevazuda toprak gibi ol; ayıpları, kusurları örtmekte gece gibi ol. Misafirsin bu hanede ey gönül, umduğunla değil bulduğunla gül, hane sahibi ne derse o olur, ne kimseye sitem eyle, ne üzül. Bu sözler zaten tasavvuf edebiyatindaki derinliği anlatiyor
Mesnevi 6Mevlana Celaleddin-i Rumi · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1988152 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2010 33. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2010 00:00
Mesnevi tarzı okumalara başlamak için önce Sadi'nin Gülistan ve Bostanı okunarak bir alt yapı oluşturup,daha sonra Mesnevi ile Tasavvufu, hikmetli sözler ,ibretliklik hikayeler üzerinden okumak uygun olabilir. Mesnevî beyitin iki dizesi birbiri ile uyaklı 6 ciltten oluşan bir eser. Mevlânâ, Mesnevî'sinde tasavvufi fikir ve düşüncelerini, birbirine eklenmiş hikâyeler hâlinde anlatmış. Mesnevi, Şefik Can çevirisinde dip notlar ile çalışılmış.Bu da bize hikayeleri, bir ders gibi okuma imkanı sunuyor. Mesnevi'ye Mevlana'nın yazdığı önsözden bir bölüm: Mesnevi Rabbül alemin tarafindan ilham olunmuş bir kitaptır. Batıl,onun ne önünden gelebilir ,ne ardından.Allah onu korur. Kur'an'ı Kerim'den bir ayet: Elleriyle bir kitap yazıp,sonra onu ,az bir bedel karşılığında satmak için ,"Bu Allah katındandır" diyenlerin vay haline ! Vay ellerinin yazdıklarından dolayı onlara,vay kazandıkları o vebal yüzünden onlara! Bakara suresi 79. Ayet
Mesnevi Tercümesi Cilt - 6Mevlana Celaleddin-i Rumi · Ötüken Neşriyat · 2020152 okunma
Bu sözü tutan manevi kubbenin tavanına ulaşır…
10/10
·394 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 18:38
Mesnevi muhteşem bir eser, her kelimesinde her hikayesinde Mevlana hazretlerinin ruhunun inceliklerini ve muhteşem bakış açısını en derin haliyle yansıtıyor. Mutlaka okunmalı…Okurken iyi odaklanmak gerek ki asıl meseleler ince detaylarda gizli. Bir semazen olarak Canımmm Mevlana’yı tanımak onunla hemhal olmak muhteşemdi bu tanışıklık hiç bitmesin…Amin amin amin…
Mesnevi Cilt 6Mevlana Celaleddin-i Rumi · Akçağ Yayınları · 2012152 okunma
Mesnevi Hk
Puan vermedi·394 syf.··
2022 55. kitabı
Bu kitabı anlatmak için ne söylesek yetersiz kalır. Kitaplar arasında Mesnevî gibisi, alimler arasında Hazreti Mevlana gibisi bulunmaz. Tıpkı Güneşe delilin yine güneş olması gibi. Mesnevi ye delil yine Mesnevidir. O Mevlana ki dünya sarrafı idi. Sen aşkı anlatma sus bırak aşk kendini anlatsın. Yalnız bu kitap ruh ve can ile okunmalıdır. Göz ve akıl ile değil
1000k
Mesnevi Cilt 6Mevlana Celaleddin-i Rumi · Akçağ Yayınları · 2012152 okunma

Yazar Hakkında

Mevlana Celaleddin-i RumiYazar · 122 kitap
Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında 'Bilginlerin Sultânı' ünvanını almış olan Hüseyin Hatibi oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur. Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı. Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Feridüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Feridüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır. Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kufe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Musâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler. 1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Alim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi. Bu yıllarda Anadolu'nun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi. Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler. Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu Sarayının Gül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu. Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu. Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizi ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de 'mutlak kemâlin varlığını' cemalinde de 'Tanrı nurlarını' görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü. Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizi'nin yerini doldurmaya çalıştılar.