İlk Durak: Hafızanın Çizgilerinde Bir Yolculuk ve Unutma Dersleri
Puan vermedi·368 syf.··
2026 3. kitabı
Unutma Dersleri Merhaba, dünyamıza, yani ilk gönderimize hoş geldiniz! Biz, kelimelerin büyüsüne kapılmış, aynı satırlarda kaybolup aynı sayfalarda buluşan iki yakın arkadaşız. Kimliğimiz şimdilik sayfaların arkasında gizli birer sır olarak kalsın ama kalbimiz ve düşüncelerimiz bu blog'da tamamen apaçık olacak. Bir kitap kulübü kurma hayalimizi sonunda gerçeğe dönüştürdük ve ilk ortak durağımız, edebiyatımızın en samimi kalemlerinden Nermin Yıldırım’ın "Unutma Dersleri" romanı oldu. İtiraf edelim; iki admin olarak bu kitapta öyle bir noktada buluştuk ki, sayfalar bittiğinde ikimiz de aynı hissin kıyısına vurmuştuk. Kitap, daha ilk sayfalarından itibaren bizi ana karakterimiz Feribe ile tanıştırıyor. Feribe o kadar içten, o kadar "bizden" yazılmış ki... Okurken onunla dertleştik, ona bazen kızdık, bazen de sarılmak istedik. Kitabın konusunu bilenler hak verecektir; Feribe’nin içine düştüğü durum ve onu MİM’e (Mazi İmha Merkezi) gitmeye zorlayan sebepler, ilk bakışta toplumsal ya da ahlaki çerçevede kabul edilemez veya "hatalı" görünebilir. Fakat yazar o kadar muazzam bir neden-sonuç ilişkisi kurmuş, Feribe’nin alt katmanlarındaki ailevi ve psikolojik çatışmaları öyle naif işlemiş ki, insan yargılamayı bırakıp sadece "anlamaya" başlıyor. Çünkü insanoğlu çiğ süt emmiştir ve bazen sırf güzel olduğu için yanlış bir yolu seçebilir. Romandaki yan karakterlerin her biri ayrı birer renk, ayrı birer gariplik abidesi. Ama içlerinde biri var ki ikimizin de kalbini çaldı: Süheyla. Feribe’nin belki de en çok suçlandığı, en yalnız kaldığı o anda ona uzanan yardım eli o kadar saf ve iyi niyetliydi ki... Okurken birbirimize dönüp "Gerçekten dünyada hâlâ böyle temiz insanlar var mıdır, yoksa sadece kitaplarda mı kaldılar?" diye sorgulamaktan kendimizi alamadık (biraz gülerek,
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20255,5bin okunma
10/10
·392 syf.··
2026 31. kitabı
Merhaba arkadaşlar! Bugün size son zamanlarda okuduğum en naif, en 'aile' sıcaklığındaki kitaptan bahsetmek istiyorum: 'BAŞLANGIÇLAR KİTABI'. Kalbi kırık bir kadın, kiliseden kaçan bir rahibe ve 70 yaşında ilk kitabını yazmaya çalışan bir adam... Yolları bir kırtasiye dükkanında kesişen bu üç benzersiz karakterin hikayesine buyurmaz mısınız? Hikayemiz Jo Sorsby adında bir kadının dayısının dükkanına bakmak için Londra'ya taşınmasıyla basliyor. Dayısının bir bakım evine yatırılmasından sonra kırtasiyeye Jo bakmaya başlar. Dört ay önce uzun süreli ilişkisinin kötü bir şekilde bitmiş olması onu derinden yaralar. Londra'ya biraz da uzaklaşmak unutmak için gelir ama mekan değiştirince malesef ki bazı şeyler hala taptaze kalıyor akılda. Burada rengârenk defterler, kalemler,kağıtlar arasında olmak zamanla ona iyi gelecektir. Hayatını değiştiren sadece renkli kağıtlar kalemler degildir. Ruth,Malcolm, Eric gibi kişiler sayesinde hayatına ayrı bir renk gelecektir. Ruth,kacak bir rahibe olarak biliniyor.Kiliseden kaçmıştır ve neden kaçmış olduğu bilinmiyor. Malcolm 70 yaşında dükkanın sadık müşterilerinden birirdir ve o yaşına rağmen ilk kitabını yazmak için uğraşıyordur. Viking Eric ise yan dükkanda çalışan biridir. Bu kişiler Jo için sonradan edinilen aile gibi olacaktır. Kitapta, karakterlerin yaş ve hayat tecrübesi olarak birbirlerinden çok uzak olmalarına rağmen kurdukları bağ cok iyiydi. Jo, geçmişinde yaşadığı kırılganlıklar yüzünden kendi kabuğuna çekilmişken; kilise kurallarına sıkışmış bir rahibe ve hayalleri olan yaşlı bir adamla yollarının kesişmesi hikayeyi güzelleştiriyor. Gerçek sevgi ve dostluğun on planda tutulduğu bu kitabı tavsiye edeirm. Ve yeni başlayanlar,yeni başlangıçlar için harika bir kitap. The Kitap Yayınları Seval S. İlknur
Başlangıçlar KitabıSally Page · The Kitap Yayınları · 202694 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
8/10
·176 syf.··
2026 42. kitabı
​Ayşe Kulin’in derin araştırmaları sonucunda, bizi doğrudan Mustafa Kemal Atatürk’ün kendi ağzından karşılayan, edebiyatımızda eşine az rastlanır türden bir biyografik romanla geldim bugün size: Aylardan Kasım Günlerden Perşembe. ​Yazar bu eserinde resmi tarihin o soğuk, mesafeli dilinden tamamen sıyrılıyor ve titiz araştırmalarını harika bir kurguyla birleştiriyor. Biz okuyuculara da sanki Atatürk’ün kendi iç sesini, kendi otobiyografisini dinliyormuşuz hissini yaşatıyor. Bir Atatürk sevgisi besleyen biri olarak, onun duygularına bu kadar birinci ağızdan ortak olmak benim için gerçekten tarif edilemez, çok özel bir deneyim oldu. ​Bizler genelde onu hep bir lider, yenilmez bir devlet adamı olarak okuruz. Ama bu kitap bizi savaş meydanlarına veya meclis koridorlarına değil, doğrudan Mustafa Kemal’in en yalın iç dünyasına götürüyor. Sayfalarda çocuk Mustafa'yı, delikanlı Mustafa'yı, dost Mustafa'yı, aşık Mustafa'yı, evli Mustafa'yı, boşanmış Mustafa'yı ve en sonunda da hasta, her dem yalnız bir adamın iç dünyasını okuyoruz. ​İlk aşkını, en yakın dostunu, hastalandığı süreçlerdeki hislerini ve o meşhur "son oyunu" oynarken kalbinden geçenleri adeta yaşayarak okudum. Hatta hayatına dair bildiğimi düşündüğüm pek çok şeyin yanında, bilmediğim yepyeni detayları da bu kitapla öğrenmiş oldum. Özellikle Dolmabahçe’deki o son günlerinde hissettiği o derin yalnızlık, okurken boğazım düğümlendi. ​Dönem dönem kurguda bazı detayların eksikliğini veya yetersizliğini hissetsem de hikayenin geneline baktığımda o büyük lideri tüm insani yönleriyle, direkt onun kendi ağzından okumuş olmak beni gerçekten çok mutlu etti. Ayşe Kulin’in akıcı ve sade dili sayesinde o ağır yükü omuzlarında taşıyan Mustafa'yı tüm samimiyetiyle hissetmek, benim için çok naif ve özel bir okuma deneyimiydi.
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,498 okunma
Afrika Hanı'nın Sessiz Tanığı: Mimu
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2026 146. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 14:58
Yeşim Dorman’ın 1996 yılında İmge Kitabevi tarafından yayımlanan "Mimu'nun Hayat Kitabı" eseri, aslında tek bir kişinin rehber kitabından ziyade, "Mimu" adlı yedi yaşındaki bir çocuğun çevresindeki insanların yaşam kesitlerini ve Beyoğlu atmosferini anlatan bir öykü kitabıdır. ​Eser, birbirine bağlı 14 farklı öyküden oluşur ve döneminin edebiyat dünyasında kendine has bir yere sahiptir. ​1. Kurgu ve Atmosfer ​Mekan ve İnsanlar: Kitap, "Afrika Hanı" olarak adlandırılan bir apartmanda geçer. Burası, farklı kökenlerden gelen insanların bir arada yaşadığı, Beyoğlu’nun o dönemki kozmopolit yapısını yansıtan bir yerdir. ​Karakterler: Penelope, Hari, Nanaçe ve Aznif gibi dört kadın ile Doktor Enver, kapıcı Ali Efendi ve Hüseyin Halidi gibi karakterlerin ekseninde şekillenir. Yedi yaşındaki Mimu, bu karmaşık ve hüzünlü yetişkin dünyasını gözlemleyen "merkez" konumundadır. ​Odak Noktası: Kitap, Mimu’nun kendi hayat kitabından ziyade, onun etrafındaki insanların "hayat kitaplarını" (geçmişlerini, yaralarını, sırlarını) okuyucunun önüne serer. ​2. Tematik Analiz ​Kayıplar ve Yalnızlık: Karakterlerin her biri kendi geçmişlerinin yükünü taşır. Özellikle apartman görevlisi Ali Efendi’nin geçmişine dair travmalar (Dersim vurgusu) ve diğer karakterlerin göç, aşk ve yaşlılık ile imtihanları kitabın hüzünlü tonunu belirler. ​Beyoğlu Kültürü: Eser, Beyoğlu'nda yaşayan azınlıkların ve oraya sonradan yerleşenlerin hayatlarına, sosyal çatışmalarına ve aralarındaki naif ama bazen mesafeli ilişkilere odaklanır. ​Anlatım Tarzı: Yeşim Dorman, tiyatro kökenli bir yazar olmasının verdiği etkiyle karakterlerin iç dünyasını, diyaloglar ve çevresel betimlemelerle teatral bir havada sunar. ​3. Eleştirel Notlar ​Parçalı Yapı: Eserin öykülerden oluşan yapısı, karakterlerin derinliğinin yer yer
Hayata Dair
Mimu'nun Hayat KitabıYeşim Dorman · İmge Kitabevi · 19964 okunma
Çok sevdim
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
Mutfak / Banana Yoshimoto Nasıl güzel bir eser dostlarrr… İlk yayımlandığı 1987 yılında aldığı ödülleri mi anlatsam, uzun süre boyunca çok satanlar listesindeki yerini korumasını mı söylesem, yoksa içinde barındırdığı kavramların okura hissettirdiği duygulardan mı bahsetsem, gerçekten bilmiyorum. Yolculuğumuz, küçük yaşta anne ve babasını kaybeden Mikage’nin ebeveyn yalnızlığıyla başlıyor. Mikage sonra uzun yıllar birlikte yaşadığı dedesini, sonrasında da çok sevdiği anneannesini kaybeder. Yuichi cenaze sürecinde ortaya çıkan ve sonrasında da daima Mikage’nin yanında olmaya çalışır. Ve Annesi Erikoy’la birlikte… Ya da daha doğru ifadeyle, aslında babası olan Eriko! Burada küçük bir parantez açmak istiyorum. Genellikle hep çok fedakâr annelerden söz ederiz ya, Eriko öyle bir baba ki; eşini kaybettikten sonra oğluna hem babalık hem annelik yapan, son derece fedakâr bir karakter. Spoi vermek istemiyorum, çünkü bunu okurken sizin keşfetmenizi istiyorum. (Çok başka ve büyük bir detay Eriko… Kısa bölümlerde yer almasına rağmen favori karakterlerimden biri oldu :) Karakterlerin birbirleriyle olan sohbetleri, kurdukları bağ, Mikage’nin mutfağa duyduğu sevgi, aşk ve tutku öyle naif bir şekilde işlenmiş ki… Bu zarif örüntünün neresini anlatsam diğer taraf eksik kalacakmış gibi hissediyorum. Üstelik kitapta farklı bir hikâye daha var ki o da ap ayrı her iki hikâye birbirinden farklı ama bir o kadar da etkileyici. Kesinlikle abarttığımı düşünmüyorum ve siz de düşünmeyin. Kitabın aldığı ödülleri, gördüğü ilgiyi düşünürsek hiç haksız sayılmam ve bana göre “kusursuz roman” etiketini de sonuna kadar hak eden bir eser. Yazarın keskin gözlemini ve bunu da böylesine naif bir anlatımla sunmasına hayran olmamak, sadece 128 sayfa içerisinde derin bir anlatımla dostluk, annelik,
1000Kitap
KitchenBanana Yoshimoto · Faber and Faber · 2018810 okunma
7/10
·352 syf.··
2026 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:00
Bu seride özellikle bir önceki kitaplarda yaşadığım beklentiyi karşılayamama halinden sonra uzun bir süre Julia Quinn okumamaya karar vermiştim. Son dönemlerde hayatımda yaşadığım yoğunluk iş stresi okumak istediğim kitaplar arasında seçim yaparken belki de biraz güvenli limanda kalma istediği yada seriyi yarım bırakamama obsesyonu bu kitabı okumamı sağladı. Bence serinin ilk kitabindan sonra ki en iyi kitabi diyebilirim. Kitap temel anlamda Francesca Bridgerton'ın hayatını anlatıyor. ilk eşiyle hayatı eşini ölümü sonrasında yaşadığı yaş süreci ve eşinin kuzeni ile yaşadığı aşk evliliği vs. Bu kitapta da tabiki kızımız çok sakin naif eşinin ölümünden sonra kendini işlerle teselli etmiş, uzun ve toplum tarafından onaylanan bir yas süreci geçirmiş temiz, çekici, zeki arzulanan ama çok sadık bir kadın. Erkek baş kahramanımız ise tabiki serinin diğer kitaplarında da olduğu gibi çapkın, yakışıklı, bir bakışıyla kadınları bayıltabilen, bütün herkesin onun hakkında ve çapkınlığı hakkında konuştuğu, ama onurlu bir çapkın olan(kuralları ve aslaları var) ama kızımızı deliler gibi seven ve aslında herşeyi kuzeninin nişanlısına aşık olduğu için yapan bir delikanlı. Bu kalıplar bu seride klasik halini aldı bence Francesca özelinde 2. Eş olsa da şuana kadar okuduğum diğer kardeşlerin tümünde kadın ve erkek başrol karakterlerin hepsinin ortak özellikleri var. (Erkekler muhakkak çapkın ama çok yakışıklı ama öyle böyle bir yakışıklılık ve çapkınlıkta bahsetmiyoruz, kadın karakter ise ortalama bir güzellikte ama aşırı zeki nüktedan ve sadık olur) Bu kitabın aşkı boğmadan, karakter gelişimine izin vererek, karaktere aykırı bir davranım da bulundurulursa da sebepleri açıklanarak genel anlamda duygu yoğunluğunu, hisleri verebildiğini düşünüyorum. (Bir iki yerde Micheal in tutarsızlıkları
Sana MuhtacımJulia Quinn · Epsilon Yayınevi · 20201,091 okunma