İslâm, insanlara ve toplumlarına tam anlamıyla beşerî ve ilâhî boyutlarını, yanı sıra da toplumun ve aşkınlığın (müteâliliğin) anlamını kazandırmış; bu sade ve güçlü imandan hareketle de ilimlerle sanatların ve peygamberî bilgelikle kanunların yenilenişinin mayasını oluşturmuştur.