Bir an gelir, insan her şeyi Tanrı'ya bağlar. Ama yine bir an gelir, insan onun artık var olmadığı düşüncesinden korkmaya başlar. Bu son ilkenin geçiciliği -kendi içinde saçma ama bilinçte her zaman var olan- tuhaf bir endişe verir size. Sakın Tanrı geçip giden bir tutku, zihnin yarattığı bir moda olmasın!
Gerçek yaşam ahlakın sona erdiği yerde başlar, çünkü gerçek kazanımlann önüne engellerin çıkmasına karşın, ancak o noktadan sonra her şeyi deneyebilir, tehlikeye atabilir. Hiçbir şeyin yasak olmadığı, ruhun pişmanlık duymadan kendini bayağılığa, yüceliğe ya da groteske kaptırabildiği, yaşamın her yönünü ve her biçimini kucaklayan bir karmaşıklığa erişebildiği bölgeye ulaşmak için sonsuz bir dönüşüm gerekir.