insanın dünyada yüzüstü bırakılmış, mutsuz bir hayvan olduğuna, doğada daha önce hiç görülmemiş ve kendine özgü bir yaşama biçimi bulması gerektiğine gitgide daha çok inanıyorum. Sözde özgürlüğü ona doğadaki herhangi bir tutsaklıktan daha fazla acı veriyor. Dolayısıyla insanın kimi zaman bir bitkiyi, bir çiçeği kıskanmasında şaşılacak bir şey yok. Kusursuz bir bilinçsizlikle güneşin altında serpilip sonra solan bir bitki gibi yaşamayı istemek için, toprağın verimine katkı sağlamayı ve yaşamın akışının adsız bir ifadesi olmayı istemek için, insanlığın anlamından umudu kesmek gerekir.