Nano Yunanca cüce demek. Anlamı, en basit tarifle "milyarda bir küçültmek" oluyor.
Nano teknoloji; doğadaki atomik dizilimi taklit etme ilkesine dayanıyor. "Atomları hareket ettirebilecek boyutlarda aletler geliştirilebildiği takdirde her şey kopyalanabilir" diyor.
İnsanlık olarak zaten pek çok cihazı, ulaşım, iletişim aracını doğadan ilham alarak geliştiriyoruz. Balıklara bakarak denizaltını, kuşlara bakarak uçak yapıyoruz.
Şimdi bir de elimizde "Nano Teknoloji" gibi bir bilgi, kudret var. Düşünsenize daha neler yapabiliriz?...
Herhangi bir şeyi kopyalamamız için doğada var olması yeterli iken nano teknolojinin gelişmesi ile doğaötesi şeyleri dahi yapabilmeyi düşünebildiğimiz, gerçekleşeceklerini hayal edebildiğimiz yıllardayız.
Aklımızı iyiye yorarsak yaşamımıza kolaylık, kalite katacak pek çok şey yapabiliriz...
Örneğin, lotus çiçeğinin yaprakları özel bir yüzey yapısı ile her zaman temiz ve kurudur. Bu nedenle neredeyse hiç kir tutmaz, yağmur ve rüzgârla kiri ve tozu rahatlıkla temizlenir. "O halde ıslanmayan mayo yapmak da mümkündür" diyen bir firmanın çıkardığı nano teknoloji ürünü mayo, lotus çiçeğinin yüzeyi taklit edilebildiği için birkaç saniye içinde kendi kendine kuruyabiliyor ve bu ürünler giderek yaygınlaşıyor.
Artık Türk firmaları dahi 100 TL'den daha ucuz fiyata nano gömlek üretip, satabiliyorlar. Bu giysiler, nano kapsüller sayesinde sıvıyı emmediğinden, çay-kahve-şarap lekesi tutmuyorlar. Müthiş değil mi?