A

A
@naperva_
90 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Beyaz, bembeyaz gemiler… Onlardan birine binip gitmek geliyor içimden; uzaklara çok uzaklara. Adımlarımı sıklaştırıyorum. İçimi çılgınca bir arzu kaplıyor. Gitmek! Evet gitmek! Fakat nereye ? Kendimden, bir başka anlamda senden kaçabilecek miyim? Yağmur daha da hızlanıyor. Damlaların vurduğu yerde bir acı hissetmeye başlıyorum. Sanki yüzlerce jilet yüzümü parçalıyor. Gemiler bomboş yağmur altında, rıhtım bomboş, iskeleler bomboş. Görünürde kimseler yok. Sadece küçük, sıska bir köpek halatların arasına büzülmüş titriyor. Öylesine yalnız ve zavallı ki! Küçük kahverengi gözlerini öpmek geliyor içimde. Fakat o benim yaklaştığımı görünce ürkek, telaşlı adımlarla kaçmaya başlıyor. Kim bilir kaç kere aldanmış, kaç kere bir okşayış yerine bir küfür, bir tekme bulmuş? Ben de şimdi bu köpek kadar yalnızım. Fakat kaçamıyorum. Bir köpek olmadığım için…
Reklam
"Düşün ki Mihriban! Ben senin göremediğin çirkinliklerimi gördüm. Her şeyin bir fiyatı var dünyada. Bedeli ödendikten sonra satın alamayacağın şey o kadar az ki! Her eşyayı, her kişiyi, her duyguyu dikkatle incelersen bir yerinde mutlaka fiyatın yazılı olduğunu göreceksin. Yalnız boşuna bakma aynalara bir senin fiyatın yok ve bir senin bedelin ödenmez dünyada. "
"Hayatımda ilk defa yarına ümitle bakıyorum, içimden bir ses durmadan, “Bir gün her şey düzelecek” diyor. Evet, bir gün her şey düzelecek, buna inanıyorum artık. Bu dev çaresizlikler, bu kahırlı özlemeler bir gün yerlerini mutlu bir beraberliğe bırakacaklar. günün her saatinde senden uzakta olmanın acısını bir kurşun yarası gibi hissetmeyeceğim yüreğimde. Bir gün yalnız senin yanında, senin yakınında olmanın sevinci yetecek bana. O zaman hiç ayrılmayacağım senden. Uzun uzun seni seyredip binlerce, on binlerce defa seni yarattığı için Tanrı’ya şükredeceğim. Her sabah saçlarının arasından doğacak güneş. Gece, ay ışığının en güzeli gözlerinde parlayacak. Yılların yorgunluğunu ellerinin bir temasıyla unutacağım. Yaşanmış, yaşanacak zamanların en değerlisi seninle başlayacak ve sende sürecek. Ayrılıkların şimdi içimde bir yangın gibi. Alevleri her dakika biraz daha büyüyor, biraz daha genişliyor. Tutuşmayan yerim kalmadı. Baştan başa bir kor yığını halindeyim. Bir günün yirmi dört saatinde seni özlemek, seni beklemek böylesine yanmaktan başka neye benzeyebilirdi?"
Parayı kazanmak için sarf edilen emeğe nice şerefsizliklerin karıştığını gördüm. Kirli eller, daha kirli bir elin kölesi oluyor, onun bayağılılıklarını alkışlıyordu. Hırsızlıklar para içindi. Yalanlar, ikiyüzlülükler para içindi. Bir kadın etini satıyordu para için. Kadınlık, daha önemlisi insanlık gururu ayaklar altında çiğneniyor, insanoğlu kasap dükkanlarının çirkinliğine imrenmişçesine, kendi gururunu da çengele asıp bir alıcı bekliyordu. İnsan etinin iğrenç alışverişini sevmedim hiçbir zaman.
O VE BEN Sana koşuyorum bir vapurun içinde Ölmemek, delirmemek için... Yaşamak; bütün âdetlerden uzak Yaşamak... Hayır değil, değil sıcak; Dudaklarının hatırası; Değil saçlarının kokusu, Hiçbiri değil. Dünyada büyük fırtınanın koptuğu böyle günlerde Ben onsuz edemem. Eli elimin içinde olmalı, Gözlerine bakmalıyım, Sesini işitmeliyim. Beraber yemek yemeliyiz Ara sıra gülmeliyiz. Yapamam, onsuz edemem; Bana su, bana ekmek, bana zehir, Bana tad, bana uyku Gibi gelen çirkin kızım. Sensiz edemem.!
Reklam