Tek bir fikre saplı kalmış insanlar daima ilgimi çekmiştir, zira biri kendini ne kadar sınırlarsa sonsuzluğa da o kadar yakındır; bilhassa da dünyadan kopuk gibi görünenler, özel malzemeleriyle kendilerine karıncalarınkine benzer acayip, sahiden eşsiz bir küçük âlem inşa ederler.
"Kendi günbatımıma doğru seni kutsuyorum yaşam,
Çünkü sen bana hiçbir zaman boş umutlar,
adaletsizlikler, hak edilmemiş üzüntüler yaşatmadın.
Çünkü inişli çıkışlı yolumun sonunda gördüm ki
Kendi kaderimin mimarı bendim ve şeylerin içindeki tatlılığı ve acılığı ortaya çıkardıysam
Onları oraya koymuş olan yine ben olduğum içindi.
Gül ağacı ektğimde açan her zaman güller oldu.
Elbette, gençliğimin ardından kış gelecek ama
Sen zaten mayısın sonsuza dek süreceğini söylememiştin.
Şüphesiz, acı dolu uzun gecelerim oldu ama
Sen zaten bana sadece mutlu geceler vaat etmemiştin.
Ve karşılığında huzur dolu gecelerim de oldu. Sevdim, sevildim, güneş yüzümü okşadı...
Yaşam, bana hiçbir şey borçlu değilsin.
Yaşam, küs değiliz..."
Amado Nervo ✍🏻