Tıpkı dindeki gibi diyorsunuz: insan ne kadar zor koşullar altında yaşıyorsa ya da halk ne kadar ezilmiş, bitkin, yoksulluk içindeyse, o kadar büyük bir inatla cennette ödüllendirilmeyi bekler; hele bir de bu arada yüz bin papaz din adamı vs. bir takım spekülasyonlarla onların bu hayallerini kışırtacak çalışmalar yürütürlerse…
Şu dünyada çektiğimiz her acı, döktüğümüz her gözyaşı bizim için sevinçtir; şu ayağının altındaki toprağı yarım arşın derinliğe dek gözyaşlarınla ıslattın mı, hemen o anda bütün o çektiklerin için sevindirilirsin. Bir daha da asla ama asla acı nedir bilmezsin; bu kehanettir.
- Hayat acıdır; hayat korkudur ve insanoğlu mutsuzdur. Bugün yalnızca acı ve korku var. İnsanoğlu hayatı seviyor, çünkü acıyı ve korkuyu seviyor. Buna da uygun yaşıyor. Acı ve korkuya karşılık olarak verilmiştir hayat; hep aldatılan yer burası. bugünkü insan, o insan değil daha. Ama bir gün o yeni insan gelecek; yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark görmeyen mutlu, gururlu, yeni insan.