Bahri

Bahri
@nasreddin
"Artık yaşayacak bir şey kalmadı Sulhi Bey. Bundan sonraki günleriniz hatırlamakla geçecek."
Sinir
Kim, ne hakla eleştirebilir sinirliliği? Sinirlilik tamamen felsefi bir konum, bir kendi kendine oluşumdur, tepeden tırnağa içtenlikle doludur ve yerden göğe kadar mantıklıdır. Denilebilir ki gerekli bir şeydir, şarttır.
Sayfa 127
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Dikkat
“DİKKAT ASKERİ BÖLGE” yazısı bize ne yaptırmaya yönelik? Oraya girilmeyeceğini mi belirtiyor? Giremeyiz ki zaten. Selam mı durmalıyız? Tel örgüden içeri bakmamak mı gerekir? Oradan hızlı mı geçmeliyiz? Dikkat etmemiz gereken konu ne? Bir korku mu duymalıyız içimizde? Eyvah, askeri bölge! Suçumuz ne?
Sayfa 121
Alıntı
Eczasız Eczaneler
Bizde kitap satıcısı da, edebiyat keyfiyle yoğrulmuş, sattığı kitapların çoğunu okumuş, bu aşkla kitap satan tipler değil. Eskiden öyle kitapçılar vardı. Orada oturup edebiyat sohbetleri yapılırdı. Bir kitaptan uzun uzun konuştuktan sonra satın alırdınız onu. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Aksaray’daki kitabevi, bir edebiyat lokaliydi. Şimdiki kitapçılar daha çok kırtasiyeci.
Sayfa 112
Alıntı
Genel Kirlilik
Mutlu olmayı bilmediğimiz için başkasının mutsuzluğundan medet umup, oradan kendimize bir mutluluk kırıntısı çıkarmaya uğraşıyoruz.
Sayfa 45
Alıntı
Genel Kirlilik
Hangi koşul ve konuma koyulursa koyulsun bitmiyor insan denen garip hayvanın şikayetleri. Yaratılıştan beri içimizde var olan doğal endişelerden mi kaynaklanıyor bu? Belki de kendimizi çok fazla sevmemizden. Olamadığımız yerde olduğumuz zaman mutlu olacağımıza inandırmışız kendimizi.
Sayfa 41
Alıntı