İlya İlyic

yapayalnız mısın dünyada itiyor mu seni doğduğun toprak köşebaşlarında haramiler mi etmişler mi içine ekmeğinin salacaksın köklerini toprağa güneşi çınarla selamlayıp fırtınaya meşeyle duracaksın tutunacaksın diş diş tutunacaksın pençe pençe geçireceksin kılcal damarlarını evrenin damarlarına gül olup açacaksın seher seher ceviz olup döküleceksin sana bir mi vurdular derlenip toparlanıp sen iki vuracaksın yoksa yoksun silerler adını karatahtadan
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
bitti bitti her şey bitti onlar için anaları yoktur onların kardeşleri yoktur yavruları yoktur onların aşkları özlemleri bekledikleri yoktur kime diyecekler güzelim diye kime diyecekler yiğidim diye kime diyecekler gözümün nuru ciğerimin köşesi ömrümün varı diye sarmak için değil artık bu kollar bu dudaklar uzanamaz artık hiçbir alına korkuyu kambur gibi taşıyacaklar sevgisiz bedenlerinde korkarak içecekler bir bardak suyu ölüme gider gibi varacaklar uykuya
Şiir

İlya İlyic

, bir kitap okudu
Puan vermedi·303 syf.·
2026 19. kitabı
Albert Camus
7.9/10 · 24,6bin okunma
Fakat düşündün mü yolunun uzunluğunu? Neler var yolunun üstünde, düşündün mü? Koşar-adım aşabilecek misin şu dağı, geçebilecek misin bu hızla şu beli, tırm anabilecek misin bu solukla şu sırtı? Ovada dikenler boy-atmıştır belki, kayalar yollara uçmuştur, kuru dereleri seller basmıştır, k ar yağmıştır belki o tepelere? Böyle, uçar gibi geçip gidebilecek misin oralardan, hemen varabilecek misin oraya? Belki sırtlanlar üşüşm üştür leşlere, kuzgunlar çökiiş- m üştür ak kayalara, kuduzlar tutm uştur belki yolları. Belki silinm iştir ayak izleri yolcuların. Bütün bunları bir bir düşündün mü, ey yolcu? Çünkü sen, ne ilk yolcususun bu yolun, ne de son.
Yolcu! Görüyorum ki, bir an önce varmak istiyorsun oraya. Gerginsin, kıpır kıpırsın, soluk soluğasın yay gibisin ey yolcu! Coşkunluğun ne güzel, gerilimin ne güzel, öfken ne güzel! Sana selâm, sana saygı, ey yolcu!