Bütün hayat üstüme yığılmış gibiydi. Hayat, insanındı. Fakat insan, Yarabbim insan ne kadar zayıftı. Kime dokunmak istesem, kuru bir dal gibi elimde kalıyordu.
Bilmem korkuyu hiç tanıdın mı? İnsan sesinden, değişen insan yüzünden korkuyu... Çocukluğumdan beri onun içinde yaşadım. Her an, bir şey olacak diye yaşamak! Bilmezsin bu, insanı içinden nasıl yıkar? Bir çuval talaş, bir kül yığını yapar. Ne irade, ne akıl, ne mantık, ne dünü hatırlamak, hiçbir şey onun önüne geçemiyor.
Bununla beraber, hayatla karşı karşıya gelmişti. O korkunç makinenin dişleri arasına girmişti. İnsanı tanımıştı. Bütün bunlar, yüzünden ve bilhassa bakışlarından okunuyordu.