Hayır, kimseye yetişmek istemiyoruz. Yapmak istediğimiz şey şudur: Gece gündüz, her an, her dakika, insanın, her insanın yanında yürümek. Kervanın saflarını sıklaştırmak gerekiyor; çünkü kervanın arası açılırsa, her öbek ancak önündekini görür, insanlar artık birbirlerini tanıyamayacakları kadar, gitgide daha az karşılaşacakları, birbirileriyle gitgide daha az konuşacakları kadar birbirlerinden ayrı düşerler.
Evet, Avrupa ruhu belirli temeller üzerine kurulmuştur. Bugün Avrupa düşüncesi, giderek daha da terk edilen ve ulaşılması olanaksızlaşan yerlerde ortaya çıktı. Bu yüzden bu yerlerde insanla karşılaşmak şansı giderek daha da azaldı.
Yoldaşlar, üçüncü bir Avrupa yaratmaktan başka yapacak işimiz yok mu? Batı, kendisini ruhani bir serüvene atılmış gibi gördü. Şimdi insanlığın beşte birini kapsayan köleliği bu ruh adına, yani Avrupa ruhu adına haklı çıkarıyor ve meşrulaştırıyor.