Bazı kelimeler söylenmeden de varlar. Sessizliğin içinde bekler. Bazen anlatmaya çalışılır ama yanlış bir köşede durur cümleleri. Söylemek ister, ama söylenmez. Göstermek ister, ama görünmez. Oysa çok merak diyorum. Gerçekten içtenlikle, bir an bile eksilmeyen bir merakla. Hangi düşünceler geçti içinden? Gözlerin hangi noktaya takıldı? hangi his durdu içinde? İyi misin? diye sormak yetmezdi. Anlamak bilmek istedim. Ama cümlelerim niyetimden başka bir yere düştü. Belki de eksik söyledim. Bazen en içten hisleri en yanlış şekilde saklar. Ama bazı şeyler zamanla eksilmez. Ve bazı uzaklıklar kelimelerden daha keskin olsa da, gerçek hisleri silemez. Katiyen bunun arkasına sığınıp yaşamıyorum. Yine yanlış anlaşılma dürtüsü basıyor yazarkende. Konuşmak istemeyişini düşündüm, seni rahatsız etmek istemedim. Üzerinde fazla durmadım, ama bilmeni isterim, seni görüyorum. Evet, seni görüyorum ve biliyorum. Ya seni sıkarsam! Ya korkularını tekrar nüksettirirsem! Ya canını tekrar sıkarsam! Benden bıkma! Görünmeyen her şey kaybolmaz Naze. Ve merak en çok sessizlikte büyür.