Onu kırmış olmalı yaşamında birisi.
Dinledikçe susması, düşündükçe susması...
Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi,
Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası.
Ben Tanrı’yı gökyüzünde değil, bazan yeryüzünde görüyorum. Yeni doğmuş bir yavrunun yüzünde, hasta bir kadının yüzünde görüyorum... Hatta bu ellerimle öldürdüğüm bir Alman’ın yüzünde, bir Bolşeviğin yüzünde gördüğüm bile oluyor. Tanrı gökyüzünde değil, varsa eğer, yeryüzündedir. Sizin yüzlerinizdedir. Senin...
Cengiz Dağcı’nın bir romanını okuyup da sevmeyecek bir insan olabileceğine inanmak istemiyorum. 2.Dünya Savaşı sırasından genç bir kızın yaşadıklarına ayna tutan bir eser. Karakterin tüm sıkışmışlığını, annesiyle ve hayatla olan içten içe hesaplaşmasına şahit oluyorsunuz. Sanki o döneme ait bir filmin içindeymiş gibi. Sahne sahne içindesiniz.