..oysa onun sevdiği onda kendi hayalidir
varlığı değildir onun varlığına katılıp ikmalidir
aşkı ölümsüzleştiren gerçekleşmemek ihtimalidir
mutsuzluk dediğin mutluluğun her günkü halidir
en yoğun arzuların bilinç altına intikalidir..
Onu kırmış olmalı yaşamında birisi.
Dinledikçe susması, düşündükçe susması...
Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi,
Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası.
Ben Tanrı’yı gökyüzünde değil, bazan yeryüzünde görüyorum. Yeni doğmuş bir yavrunun yüzünde, hasta bir kadının yüzünde görüyorum... Hatta bu ellerimle öldürdüğüm bir Alman’ın yüzünde, bir Bolşeviğin yüzünde gördüğüm bile oluyor. Tanrı gökyüzünde değil, varsa eğer, yeryüzündedir. Sizin yüzlerinizdedir. Senin...
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım