Çıkardığınız her sese kulak misafiri olunduğunu, karanlıkta olduğunuz zamanlar hariç tüm hareketlerinizin pür dikkat izlendiğini varsayarak -zamanla içgüdüsel hale gelmiş bir alışkanlıkla- yaşamaya mecburdunuz.
"Mimar eğitilmeli,kalemi güçlü olmalı,geometri öğrenimi görmeli,iyi tarih bilmeli,filozofları iyi izlemeli,müzikten anlamalı,biraz tıp bilgisi bulunmalı,hukukçuların düşüncelerini bilmeli,yıldızbilim ve göklerin kuramı ile tanışıklığı olmalıdır."
Damat Ferit, yapılabilecek en kötü,en alçakça şeyi yapar: Milli namusu korumak ve istilayı durdurmak için kanını döken Kuva-yı Milliyecilere ve askerlere karşı, dinsel nitelikli bir savaş açar. Şeyhülislam Dürrizade Abdullah'ın verdiği fetvalar, İngiliz ve Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atılır, işbirlikçi gazetelerde yayımlanır, Rumlar, Ermeniler, Hürriyet ve İtilaf Partisi'nin adamları ve ajanlar tarafından dağıtılır. Özeti şudur: " Padişahın izni olmadan işgalcilere karşı duranları, asker veya para toplayanları topluca öldürmek, din gereği ve görevidir! Milliyetçileri öldürenler gazi sayılır, bu yolda ölenler şehit."
Damat Ferit'in hainlikleri saymakla bitmez.