Nazlı Deniz

Nazlı Deniz
@nazliidenizz
küresel ısınmaya inanmıyorum, dünya barışına da
“Biliyorum, ben de biliyorum şu insan yaratığının her bir şeyi berbat ettiklerini. Tanrı hiçbir yaratığı onlara benzetmesin. Onlar gibi, tanrı hiçbir yaratığı ölüm karşısında delirtmesin. Biliyorum, onların işi doğumlarından ölümlerine kadar kendilerinden, ölümden, gerçeklerden kaçmak. Ve bu kaçıştan, korkudan dolayı önlerine ne çıkarsa yok etmek…”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Mutluluk her şeyin gerisinde saklanmıştır, onu oradan söküp almayı başarmak gerek. Ağlayın, bayım, ağlayabildiğiniz kadar ağlayın.
Diğer kadınlar gibi renkli bir masar giymeye can atıyordu. Bir şeye özlem duymanın insanın başına neler açtığını henüz bilmiyordu.
“Sen hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştın, dedi birinci körün karısı. Sözcükler böyledir, ha bire kılık değiştirirler, birkaçı diğerleriyle bir araya gelir, nereye varmak istediklerini bilmiyor gibi görünürler ve ansızın, birdenbire ve kendiliğinden çıkıveren ikisi ya da üçü ya da dördü yüzünden -bir kişi zamiri, bir zarf, bir fiil, bir sıfat- bir heyecan karşı konulamaz bir şekilde tenimizin ve gözlerimizin yüzeyine yükselerek duyguların ağırbaşlılığını yerle bir eder, kimi zaman daha fazla dayanamayan sinirler olur, çok şeye direnmişlerdir, hepsine direnmişlerdir, bir zırha bürünmüş gibidirler,…”
Sayfa 275·Kitabı okudu
“Artık bir şey sormanın kıymeti kalmadı. “ diyor. “İnsanın kendisinin bilmesi gereken şeyi bir yabancı ifşa edemez. Bilinmesi gereken, bütün bunların neden yaşandığı. Ve iki insan arasındaki sınırın nerede olduğu. İhanetin sınırının. Bunu bilmek gerek. Ve bir de, bütün bunlarda benim suçum neydi?”
Sayfa 91·Kitabı okudu