Nazlı

Nazlı
@nazliidmr
Avukat
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
435 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
9/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2021 35. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2021 17:21
Trajikomik bir oyun Gogol’un Müfettiş’i.. Ağlanacak halimize gülüp geçmeyelim. Hiyerarşik olarak bir yapının çürümesi.. yine fazlasıyla tanışıklığımızın olduğu bir konu. Kaymakamı, memuru, yargıcı, esnafı,müdürü hepsi.. düzene dair ne varsa insanla temsil olunan hepsinin ceplerine bereket ve ne müthiş bir koltuk sevdası. Beş perdelik bir oyun ile yüzyıllardır değişmeyen insani ahlaksızlıklar. Çürümeye yüz tutmuş bir yapı ve çökmeye çok müsait zira temelinden eksik, insanların zaafları gün ışığı gibi aşikar, yine de herkes birbirinin yalancısı. Bir zincirin halkaları gibi bu boyun eğiş. Yavaş yavaş eğliyor insanın beli, hafifçe kıvrılıyor onuru ve avcunu açıyor insan, daha önce bir başkasına dilenmişe. Önce ufak bir işinize, sonra cebinize, dahasında makamınıza kolaylıklar geliyor. Emeğinizi vermeden, hiçbir çaba sarf etmeden yenilen bir hak, bilhassa dürüst insanların ulaşmak için çabalarının, alın terlerinin hiçe sayılarak, küçümsenerek, omuzlarına basılarak çıkılmış bir mevkii. Çalmaktan çırpmaktan, dürüstlüğü hiçe saymaktan zevk alan ve buna alıştırılan bir güruh. Çürümenin sırası ve bilinci çok önemli, birden yükseğe çıkılmıyor, başta tedirgin bir şekilde bekliyor.. acaba ne kadarını kabul edecek yoksa elimdekinden mi olacağım? Kapı hafifçe aralanıyor ve gözlerden bir niyet okuma serüveni başlıyor. Sahne ışıkları yanıyor, etraf aydınlık! İnsanın nefes kesen mücadelesi başlıyor. Şöyle bir rivayet var “en zor savaş, insanın kendi içindeki savaştır” ve biz rivayetin perdesini izliyoruz. Zaaflarımıza yahut zaafımız olması gerektiği dayatılan mevzubahislere ne derecede yeniğiz? Bana, irademe ne kadar boyun eğdirebilir? İnsanoğlu kolayı seviyor, güç sarfetmeden gelen kudreti seviyor, sevgiden yahut başarıdan gelen saygıdansa korkudan gelen saygıyı seviyor. Seviyor çünkü
Edebiyat
MüfettişNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20216,3bin okunma
Reklam
7/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2021 22:21
Kitabı okurken rahmetli Yaşar Kemal'in bizlere bıraktığa şu cümleleri içimde yankılanıp durdu "İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli." Hikayeye sonunu bilerek giriyorsunuz fakat yine de sonu için değil, sona giden yol için yazılmış bir kitap. Bu yolda ince yerlerine değinilmiş kutsal duyguların yıkımı ve sonuçlarıyla karşılaşacaksınız. Ve evet, insanı yıkan yegane sebep başka bir insan olabiliyor, başkalarının hayatını mahvetmek gerçekten çok kolay, çok ucuz ve çok adi. Bir adamın ve ailesinin çöküşüne tanık olacaksınız, karakterlerin gelişimi kitabın ortalarına doğru tamamlanıyor, bu sebepten başta neler olduğuna dair pek çok soru işaretleri birikiyor kafanızda. Edebi hazzı çok yaşatan bir kitap olmamasına rağmen olay örgüsü, kederli parçaları sizi içine çekiyor. Aslında insana dair hiçbir şey yabancı olamaz bize sırf bu sebepten bile okunabilecek bir kitap, yine de bu hikayeyi yaşamış binlerce kişi olduğunu biliyorum. Eğer günü birlik ve sizi yormayan bir kitap arıyorsanız okuyabilirsiniz.
Ceza Kanunu, 353. MaddeTanguy Viel · İletişim Yayınları · 2020248 okunma
10/10
·538 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2021 23:22
Kurtlarla koşan kadınlar, kurtlarla koşan miras, kurtlarla koşan ben.. Henüz bir şeyleri yaşamamışken, düşünmemişken, hayalini kurmamışken ve genç bir yaşama sahipken, taze deneyimlerden ibaretken, bazı fikirlerin kıyılarında dolaşırken bazılarından uzaklaşırken, kendimi bulmaya ve oluşturmaya çalışırken doğru zamanda, doğru ruh halinde, buna açık kavuşmayı beklerken okuduğum harika bir kitap. Bir kitaptan çok daha fazlası aslında, bir varoluş. İlk kez, gerçekten ilk kez bir kitabı okurken başka bir karaktere kapılmadım, onun için üzülmedim, endişelenmedim, heyecanlanmadım ya da sevinmedim. Gördüğüm tek şey “ben”dim, hislerim; kendime, aynadaki aksime, yan koltukta oturan anneme, kız kardeşime, anneanneme ve tüm kadınlara, hayatı kadınlara değmiş her insana yönelikti. Harika bir yolculuğa çıktım ve bu yolun sonu yok biliyorum.. her bir adımda kadınlara kadınları, insanlara insanlığı anlatıyor, her nefes alışınızda bir şeyler kesiliyor içinizden. Çünkü yıllardır, yüz yıllardır yaşanılan şeyler var ve ne hikmetse hiçbirine yabancı değiliz. Gerçekler vardır, gizlenenler, yaşanılmış olanlar, yaşatılacak olanlar, konuşulanlar, konuşulmayanlar.. ve dahası. Aklınıza gelebilecek her gerçeği satırlarda okuyorsunuz ve satır aralarında yasını tutuyorsunuz. Aslında hiçbiri günümüzde bile bilinmeyen şeyler değil, sadece görmek istemeyenlerin çoğunluğu altında eziliyor görmek isteyen gözler ve ruhlar. Bu büyük yangın devam etmekte çünkü her gün çok tanıdık eller bu yangını harlamakta. Ve bu alevler hepimizin canını acıtmakta, aleve odun atanlarınkini bile. Kitabı okurken pekçok kültürle, hayatla, hatayla, doğruyla, insanla, yıkımla yüzleşeceksiniz ve gerçekten okuyorsanız şayet değişen çok şey olacak. Dayatılandan, arzulanandan, oluşturulmuş bir kalıptan ziyade bambaşka mucizeler
Edebiyat
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma