Bütün dünya nüfusuna ezberletilmiş olan, Varak çerçeveli gösterişli bir tablo vardı. Ve o tabloda, iyiler kötülerle ve cennet cehennemle savaşıyordu. Oysa böyle bir savaş yoktu ve hiç olmamıştı.İyiyle kötünün kıyamet gününe kadar sürecek olan ölüm kalım savaşı, insanlığın yediğin en büyük kazıktı. Toplum düzeninin en kestirmeden sağlanması ve otoritenin daima ayakta kalması için atılması gerekmiş olan bir kazık.
“Bir gün tersine dönerse işler (yani insanlar hayvanları değil de hayvanlar insanları öldürmeye başladığında) beni karıncalar öldürsün ne çok eziyet ediyoruz onlara sivrisinekler, karasinekler alkış tutsun; cırcırböcekleri cırlasın ve kaplumbağalar kıpırdamadan izlesin.”dedi
Adalet anlayışı bu denli çarpıktı işte.
“Sonunda güzel şeyler de oluyor bu memlekette,” diyor eski solcu şimdi faşist,kel ve top sakallı bir adam. Bu adamlar var hep televizyonda. Tele-viz-yon. Uzaktan şenlik gibi ama yakından bakınca felaket. Zoom yapıyor yönetmen koltuğunda oturan bir adam. Yönetmenler, hep erkek olurdeğil mi ? Değil!