Nazlı

Nazlı
26 Ekim
83 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Külün bir geçmişi var ,bir zamanlar ateşmiş hiç olmazsa
9/10
·128 syf.··
2023 32. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2023 21:37
Kalabalıklar içindeki yalnızlık,başını soktuğun evden tut içinde taşıdığın kalbe kadar yalnızlık. Sahte gülüşlerin,anlamsız söyleyişlerin arasında kıskançlıkların gölgesinde yaşanamamış sevgilerin derin sızısı. Aşk’ı tanımlama ihtiyacı. Önemsiz,kaç sayfa olduğu bile bilinmeyen bir deftere isyan ede ede haykırma ihtiyacı. İki farklı hayatın,iki farklı yarım kalınmışlığın,iki farklı yaşanamamış aşkın sessiz çığlıkları. Okuması biraz zor olmasına karşın anlayıp yaşaması da bir o kadar keyifliydi. Aşk’ı, aşk’ın içindeki yalnızlığı, ayrılığı ve ayrılığın ardındaki yolları sürükleyici bir dille anlatan; sizi bir süreliğine hayatın stresinden uzaklaştıracak keyifli bir kitap. Şimdiden okuyacak herkese keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kifayetsiz Kalmak..
10/10
·90 syf.··
2023 25. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2023 18:59
Söz konusu `Hugo’ ve onun edebi zekası olunca gerçekten sarf edilecek tüm sözler kifayetsiz kalıyor. Yüzyıllar önce kaleme alınmış bir eserin günümüzde halâ geçerliliğini korumasının yanısıra zamanla değişen,evrimleşen ama kıyısından köşesinden problem olmaya devam eden sorunları tespit edebilmiş ve bu sorunlara meydan okuyabilmiş olması gerçekten hayranlık uyandırıyor. İşte evrenselliğin ve yetkinliğin karşıtı budur. Toplumsal eşitsizliklerin,çıkarlara dayalı verilen kararların, insafa bırakılan adaletlerin sonuçları ne olur diye sorguluyorsanız tam da doğru adrestesiniz Hugo bu başyapıtında da bize gerçek bir ders verdiği gibi hüzünlü ve acı dolu ama maalesef de gerçek olan bir yolculuğa çıkarıyor . Şimdiden okuyacak herkese keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,3bin okunma
Özgürlüğün Kanlı Ayak Sesleri
8/10
·508 syf.··
2023 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2023 09:26
Milyonlarca insanın gözyaşı aktı,milyonlarca canın ahı kaldı,milyonlarca kelle dar ağaçlarında sallandı. Yeri geldi kurunun yanında yaş da yandı yeri geldi masumla suçlu birbirine karıştı. İşte ‘Özgürlüğün Kanlı Ayak Sesleri’ tam da bu anda Fransa’da duyulmaya başlandı. İki Şehrin Hikâyesi’ni kısa ve net bir şekilde özetlemem istense bu sözleri sarf ederdim herhalde. Kitaplığımda başka başyapıtları olsa da her zaman ilk okumak istediğim Dickens eseri İki Şehrin Hikâyesi olmuştur. O yüzden bende önceliği ona vermek istedim. Hem dünyanın en çok satan kitabı olması hem Dickens’ın çok büyük bir yazar olması hem de kitabın giriş paragrafının belki de hayatımda okuduğum en iyi cümlelerden oluşması kitaba olan merakımı ve beklentimi fazlasıyla yükseltti hak verirsiniz ki. Fakat ne yazık ki çok büyük beklentilerle başladığım bu başyapıt beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Kitap boyunca olay sandığımdan ve beklediğimden daha tekdüze ele alınmış ya da dediğim gibi ben beklentilerimin kurbanı oldum. Kendimi kitabın içerisinde bulmam ve ‘Devrim’ ateşinde kaybetmem bir hayli zamanımı aldı. Belirli bir dönemi olabildiğince gerçekliğine uygun bir şekilde ele alan ve beni o dönemde o acılara maruz kalan insanlarla aynı sofraya oturtan kitaplara her zaman ayrı bir saygı duymuşumdur. Bu yüzden İki Şehrin Hikâyesi’de her zaman benim için başka bir kefede olucak. Ama keşke olayların içine girmem ve merak ederek, heyecanla okumam bu kadar zor olmasaydı ve bende okurken kendimi yer yer sıkıcılığın pençesine düşmüş gibi hissetmeseydim. Umarım sizin hissedecekleriniz çok daha olumlu olur. Şimdiden şans verip okuyacak olan herkese iyi okumalar dilerim.
İnceleme
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202076,4bin okunma
Kıyısından Köşesinden Oblomov
8/10
·622 syf.··
2023 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2023 23:14
Uzun zamandır kitaplığımda olan ama gerek hacmi gerek de eğitim hayatımın yoğunluğu sebebiyle hep merak ve ilgi duyduğum fakat çekinerek uzak durduğum bir kitaptı Oblomov. Birkaç senedir okumalarımı daha çok Türk Edebiyatı üzerine yapıyorum ve Dünya Edebiyatı’nda oldukça geriye düştüğümü düşündüğüm bir noktada ulaşılabileceğim en iyi hedeflerden de biriydi ayrıca. İlk 100 sayfasında zaman zaman sesli sesli zaman zaman da içsel olarak oldukça güldüğüm ve tebessüm ettiğim bir okumaydı. 400. Sayfasına kadar kitabı oldukça sevdiğimi ve Oblomov’a yeterince alıştığımı itiraf etmeliyim. Fakat ne yazık ki kalan 219 sayfada olayın ve ilişkilerin yeterince kısır döngüye girmesinden sıkıldığımı ve şevkimi de giderek kaybettiğimi eklemem gerekiyor. Senelerce okuduğum birtakım kitaplarda karşıma çıkan ‘Oblomovluk’ kalıbını anladığım ve Oblomov’la sonunda tanıştığım için mutu hissediyorum. Hayatımda kendimce birtakım kararlar aldığım ve bazı insanları belirli sebeplerle hayatımdan çıkardığım şu dönemde şahsen gerek kendim gerek de hayatla ilgili birçok soru işaretimi cevaplamış bulunuyorum. Aslında bir nevi Oblomov’la aynı sıkıntıları paylaştığımı onda eksik olduğunu düşündüğüm yanların bende de olduğunu ve ikimizin bazı noktalarda birleştiğini fark ettim. Ve de hepimizin az da olsa Oblomov olduğunu:) Yer yer tebessüm edebileceğiniz,yer yer isyan edeceğiz, yer yer de Oblomov hırkanızı giyip kendinize bile yabancılaşıp sorgulayacağınız bir okumaya kendinizi hazırlayın. Eminim siz de onunla tanıştığınıza memnun olucak ve macerasına keyifle eşlik edeceksiniz. Şimdiden hepinize iyi okumalar dilerim.
İnceleme
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Hikmet ve Kifayetsiz Bıraktığı Tüm Sözler...
9/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2023 12:08
Bazı kitapları, bazı yazarları, bazı maceraları, bazı akılları, bazı yazılanları ve bazı anlatılanları bir ömür boyu dinleseniz de okusanız da hatta yaşasınız da tam anlamıyla anlayamaz ve tadına da doyamazsınız ya Oğuz Atay'ı bana sorsalar sarf edeceğim sözler aşağı yukarı bu şekilde olurdu herhalde. Senelerce kitapçılarda belirli kaygılarla önünden geçtiğim, hep istemsiz bir hayranlıkla bakıp bakıp elime aldığım nice Oğuz Atay kitabı ve en değerlilerinden biri olan Tehlikeli Oyunlar.. Hikmet Benol'u okuyanlar onla bir gecekondu odasında bir ömre ortak olmaya çalışanlar, dingin bir yalnızlıkla kalabalığa sarf ettiği sözleri herkesten önce duyanlar, yeri geldiğinde de Kirkor'un meyhanesinde rakı masasına meze olan kişiler olarak bu maceranın yazılı olarak sonuna gelsek de ruhen yarım kaldığımız aşikar bir gerçek bence. Hangi kelimeyi kullanırsam kullanayım söz konusu 'sen' olunca hepsi kifayetsiz kalıyor ve kalacak be Hikmet.. Kafa karışıklıklarından,düş yanılmalarından,yalnızlığından-kalabalığından istesek de bir ömür kopamayacak gibiyiz ve şaşırtıcı bir şekilde pek de kopmaya niyetimiz yok. 480 sayfa ne okudum ben, nasıl kalkamadım başından bitince nasıl bir burukluk oldu içimde istesen de tahmin edemezsin. Gerçi sen daha kendini bile çözemedin ki dimi.. Bak o aklımdan çıkmış.. Biz ne söylesek yarım biz ne anlatsak kifayetsiz kalır.. Ne yapın edin ve doğru zamanı kovalayıp bu dünyaya girin.. Ve bizi bunca belirsizliğin içinde,Hikmet'in kafasındaki seslerde, gördüğü düşlerde yalnız bırakmayın...
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma