Nazire Bilgili

Nazire Bilgili
@nbilgili
Yazar
25 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·208 syf.··
2025 64. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 16:58
Distopik bir bilimkurgu olarak nitelendirilen Duvar'ın çevirisini yapan Ersel Kayaoğlu'na göre; 80'lerde hız kazanan kadın hareketine bağlı olarak "kadın edebiyatı" kavramının gündeme gelmesi, 1977'de ABD'nin elinde nötron bombası bulunduğunu açıklaması ve nükleer silahlanma tartışmalarıyla birlikte barış hareketi ve çevre kirliliğine gösterilen duyarlılığın artması gibi faktörler 1920 doğumlu, Avusturyalı yazar Marlen Haushofer'in yeniden keşfedilmesine etki etmiştir. Romanı feminist edebiyat yaklaşımıyla ele alan Anke Nolte'ye göre, birden ortaya çıkan bu duvar kadının erkek egemen toplumdan dışlanmasının metaforudur. Kayaoğlu'na göre ise, romanda erkek egemen düzene açık bir eleştiri yöneltilmediği ve bir karşı kadın dünyası oluşturulmadığı için feminist bir metinden söz etmenin önünde engeller vardır; ancak narsistik olmayan sevginin romanda önemli bir yer kapladığı dikkate alındığında romanı “kadın metni" olarak tanımlamaya olanak sağlayan bazı unsurların olduğu görülmektedir. Kayaoğlu, 1963 tarihli Duvar'ın modern bir Robinson öyküsü olarak okunamayacağını da ekler ("Tamamen sıradan bir hikâye" - Marlen Haushofer ve Sıradışı Romanı Die Wand). Romanda adı verilmeyen ben-anlatıcı rolündeki kadın, kuzeni Luise ve kuzeninin kocası Hugo'nun daveti üzerine onların av köşküne gider. Çift, bir şeyler içmek için yakınlardaki bir köye iner. Kadın onları beklerken uyuyakalır ve ertesi sabah uyandığında Luise ve Hugo'nun hâlâ dönmediğini görür. Onları aramak üzere yola düşen kadın, ötesine geçemediği bir engele çarpar. Kadın bu engelin şeffaf bir duvar olduğunu ve duvarın diğer tarafında canlıların donup kaldığını fark ederek geri döner. Kadının yanında sadece bir köpek, inek ve kedi vardır ve simbiyotik yaşamın birer parçası olarak hayata tutunmaya çalışırlar. İki buçuk
DuvarMarlen Haushofer · Yapı Kredi Yayınları · 2023563 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·272 syf.··
2025 45. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 20:21
Terry Eagleton, Edebiyat Kuramı'nın önsözünde, kitabın modern edebiyat kuramını en geniş okur kitlesine anlaşılır hâle getirme ve çekici kılma amacı taşıdığını, fenomenolojiden göstergebilime, yapısalcılıktan psikanalize, kitapta ele alınan yaklaşımlardan hiçbirinin basitçe "edebi" yazıyla ilgili olmadığını ve edebiyat kuramının elitist değil, demokratik bir itkiyle şekillendiğini ifade eder. Eagleton'a göre 20. yüzyılda edebiyat kuramını etkilemiş olan dönüşümün başlangıç tarihi olarak Rus Biçimcisi Victor Şklovski'nin "Aygıt Olarak Sanat"ı yayımladığı yıl olan 1917 yılı esas alınabilir. Kitabın Postyapısalcılık bölümünde; yapısalcılığın gönderge ile göstergeyi birbirinden koparırken postyapısalcılığın bir adım daha atıp gösteren ile gösterileni birbirinden kopardığı, yani anlamın doğrudan göstergede mevcut olmadığı, bir göstergenin anlamının o göstergenin ne olmadığına bağlı olduğu, dolayısıyla göstergenin bir bakıma anlamı hiçbir zaman kendi içinde taşımadığı ve anlamın bütün bir gösterenler zincirine yayıldığı açıklanır. Eagleton, Derrida'nın görüşleri üzerinden, Batı felsefesinin yazıdan kuşku duyup "insan sesi"ne ağırlık vermesiyle "sesmerkezci" [phonocentric] olduğunu ve daha geniş anlamda "sözmerkezci" [logocentric] olduğunu, bütün düşünce, dil ve deneyimimizin temeli işlevini görecek nihai bir "söz”, mevcudiyet, öz, hakikat veya gerçekliğin var olduğuna inandığını, bütün diğer göstergelere anlam kazandıracak bir göstergenin ("aşkın gösteren") ve bütün göstergelerin işaret ettiği söylenebilecek temellendirici, sorgulanamaz bir anlamın ("aşkın gösterilen") hasretini çektiğini ve çeşitli zamanlarda bu rol için Tanrı, İde, Dünya Tini, Benlik, töz, madde vb.nin ön plana çıktığını ifade eder. … @dusunceveedebiyat
Edebiyat KuramıTerry Eagleton · Ayrıntı Yayınları · 2011215 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2025 42. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2025 13:08
1994 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Kenzaburo Oe'nin otobiyografik izler taşıyan ve yalnızlık, sıkışmışlık, savruluş temalarını işleyen Kişisel Bir Sorun adlı eserinde; Afrika'ya seyahat etme fikri, genç bir dershane öğretmeni olan Bird için toplumdan ve hayattan kaçış anlamına gelmektedir. Bird, bebeğinin beyin fıtığı ile doğmasının ardından çıkmaza düşer ve karanlık düşüncelerle baş etme yöntemi olarak kendisini Himiko'nun kollarına bırakır. Bird'ün eski arkadaşı Himiko, üniversite yıllarındayken parlak ve William Blake üzerine tez yazmış bir öğrenci olmasına rağmen sonrasında eşinin intiharıyla dağılmıştır. Himiko bir süre sonra Afrika tutkusuna ortak olsa da Bird bu hayallerden vazgeçer ve sorumluluklarıyla yüzleşir.
Kişisel Bir SorunKenzaburo Oe · Can Yayınları · 20201,128 okunma
Puan vermedi·197 syf.··
2025 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2025 17:20
Feminist şehir planlama ve coğrafya alanındaki çalışmalarıyla çeşitli ödüller kazanmış olan Leslie Kern'in "Feminist Şehir" adlı eseri; Anneler Şehri, Arkadaşlar Şehri, Tekler Şehri, Protesto Şehri ve Korku Şehri başlıklı 5 ana bölüm ile Erkekler Şehri başlıklı giriş ve Olasılıklar Şehri başlıklı sonuç bölümlerinden oluşur. Leslie Kern, giriş bölümünde şehri kimlerin yazdığını sorarken sonuç bölümünde feminist şehrin kentsel dünyada farklı yaşamaya, daha iyi yaşamaya ve daha adil yaşamaya dair süregiden bir deney olduğunu ifade eder. Leslie Kern; feminist mimar, şehir plancı ve coğrafyacıların toplumsal cinsiyet temelli deneyimlere dair ampirik araştırmalar yoluyla alanlarında önemli girişimlerde bulunduklarını belirtir. Toplu taşıma sistemlerinin tasarım, finansman ve planlamasının toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilişkili olduğu fikrine pek rağbet edilmediğini vurgular. Ayrıca, işçi sınıfının yaşadığı düşük gelirli mahallelerin orta sınıf haneler ve işletmeler tarafından ele geçirilmesi sürecinin "mutenalaştırma" olarak adlandırıldığını ifade eder. "Girls Town" ve "Foxfire" gibi filmlerde, liseli kızların sınırlamalara karşı toplu bir direniş gösterdiğini ve “Sex and the City" dizisinin bir bölümünde, ekildiği ve bir restoranda yalnız başına oturmak zorunda kaldığı için öfkelenen Samantha'nın bu duygu durumunun, kamusal bakışın mikroskobu altında yaşanan utançla ilişkili olduğunu anlatır. …
Feminist ŞehirLeslie Kern · Sel Yayınları · 202062 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2025 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2025 21:24
1968 Prag Baharı ve SSCB işgali çevresinde Tomas, Tereza, Sabina ve Franz'ın yaşamını konu edinen Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği için aşağıdaki sorulara bakabiliriz: Bilginin doğası nedir? A priori bilgi nedir? "Es muss sein" ifadesi romanda nasıl ele alınmaktadır? Kitsch nedir?
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma