Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Erkekler ve kadınlar birbirleri için yaratılmışlardır, ama bu onların tek bir varlık oluşturacağı anlamına gelmez; erkekler kadınların durumunun iyileşmesi için çalışmazsa, kadınlar onları da yozlaştıracaktır!
Cüretkâr bir suç işlendiğini duyduğumuzda -bu ahlâksızlık bizde tiksinti uyandırır, ama bu karanlığı izleyen gözün daha müsamahalı olması gerekir. Dünya kayıtsızlıkla izlenemez; bizler de kalabalığa karışmalı ve duygularını yargılamaya soyunduğumuz insanları önce anlamaya, onlar gibi hissetmeye çalışmalıyız. Kısaca, bu dünyada daha bilge ve daha iyi olabilmek için yaşıyorsak, tek amacımız yaşamdaki iyi şeylerin tadını çıkarmak değilse, kendimizi tanırken başkalarını da tanımalıyız- başka yollarla edinilen her türlü bilgi yüreği katılaştırır, anlayış gücünü çarpıtır.
“Tanrı Ülgen, insanın ateşe ihtiyacı olduğunu anladı. O, gökten beyaz ve siyah renkli iki taş getirerek, eline kurumuş ot alıp, onları avucunun içinde ezdi ve sonra ezilmiş otu taşlardan birinin üzerine koydu, diğeri ile alttaki taşa vurdu. Kıvılcım çıktı ve ot alevlendi. Bu yolla ilk ateşi yakan Ülgen, insana şöyle dedi:
“Bu ot, adamnın kuçunen taşha tyuşhan ot.”
(“Bu ateş, babamın gücü ile taşa düşen ateştir”)
Türkler tengere, tengri terimlerini çeşitli anlamlarda kullansalar da bu karmaşa içinde asıl olanı tek kudret kaynağı, tek güç, tek tapınma objesi olan Gök Tengri'dir. Hikâyelerini anlatacağımız diğer varlıklar ise birer ruhlardır, tıpkı İbrahimi dinlerdeki melekler, peygamberler gibi.