Sümeyra

Ne var ki, bugün, şimdiye kadar biçimsel görgü kurallarına aldırmadığıma, toplum yaşayışı içinde kendime özgü bir davranış tarzı edineceğim yerde hep aklıma estiği gibi gelişigüzel hareket ederek çok sayıda çam devirdiğime çok pişmanım. Genellikle niçin kadınlar erkeklerden daha kibardırlar? Çünkü her şeyi, yarattıkları biçimsel etkiden beklemek zorundadırlar da ondan, oysa erkekler hareket eder ya da düşünür. Daha çok kadınlaşmak gerekiyor.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çıkarılacak ders şu: Sanatta da, hayatta da yapı kurmak, hayattan olduğu gibi, sanattan da zevk düşkünlüğünü kovmak; trajik düzeyde var olmak. (Bu senin arada birtakım çılgınlıklar yapmanı, budalaca bir sone ya da bir hikaye yazmanı engellemez elbet. Hatta yapmalısın böyle şeyler. Yalnız bir romanı yazacağım ya da bir parti vereceğim diye dünyanın altını üstüne getirmek zorunda olmadığını da unutma.)
Sayfa 52·Kitabı okudu
Henüz varoluşun trajedisinin ne olduğunu anlamış, bu konuda kesin bir yargıya varmış değilim. Ama bir noktanın kesin olduğunu biliyorum: Bu zevk düşkünlüğünü yenmek ve ruh hallerini birer amaç olarak görmekten vazgeçmek zorundayım.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Bana şimdi sataşan şeytanlar bile öyle avam ve demode ki, öyle bildik tanıdık ki, gelişleri akraba ziyareti gibi, galibiyet öyle yavan ki, ben el-Ebyaz'ı beklerken beni duvardan duvara vursun ve ben ölmeden saniyeler önce bilip anlayayım ve bir insana yakışan o büyük hüsranı tadayım derken bana büyük dedemin ahbabı geliyor gele gele. Yetiş şeytan, ah akıl görüş sahibi, neredesin, sen de mi terk ettin?
Sayfa 194·Kitabı okudu
Şimdi alıştım, hayatı hissetmemeye alıştım, dışımdaki havayı duymamaya alıştım. Gençken derim yüzülmüş gibiydi de bir meltem değse ben belki feryat ederdim. Şimdi derim kalın, utanılacak bir şey bu ama ağaç altında bir lokma yiyip güneşlenen ve kendi postundan başka kürkte gözü olmayan bir kedi gibi güzel miyim değil miyim bilmeden yatmaya alıştım. Olur da beni sevene bir uzun bakmaya ve hayrete alıştım. Unuttum neye kırılmıştım bir vakit, vakit dediğim hani şu ömür, benim olan, bana yazılan yani. Yine de kopan solucanın bir bir yarısına bir öbür yarısına bakıyorum, asıl solucan hangisi bilmek istiyorum. Hayatla üçkağıtçılığına alıştığım bir arkadaşla beraber gibiyim şimdi. Haline sözüne alıştım, onun üçkağıtları kendi kağıtlarımı da bana açtı. İnsan kendinden yeteri kadar iğrenebiliyorsa hayattan o kadar iğrenmiyor.
Sayfa 189·Kitabı okudu