“..uzak bir şehir ve şarkı vardı şarkı nihaventti." Nazım Hikmet Ran
Orta Doğu" (Middle East) kavramı tamamen Avrupa merkezli (Aurocentric) bir dünya görüşünün ürünüdür. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında, dönemin küresel gücü olan İngiltere ve Batı dünyası, haritaya bakıp dünyayı kendi konumlarına göre adlandırdılar: Yakın Doğu (Near East): Osmanlı toprakları ve Balkanlar (onlara en yakın olan Doğu). Uzak Doğu (Far East): Çin, Japonya, Hindistan (onlara en uzak olan Doğu). Orta Doğu (Middle East): Bu ikisinin arasında kalan, Basra Körfezi ve çevresi. Yani özetle: Eğer bugün Hindistan'da veya Japonya'da yaşıyor olsaydın, şu an Orta Doğu dediğimiz bölge senin için "Batı" veya "Güneybatı" olacaktı. Tamamen haritayı çizenin nerede durduğuyla ilgili. 2. Peki "Orta Batı" Ne? "Orta Batı" (Midwest) kavramı ise genellikle iki farklı bağlamda karşımıza çıkar: Amerika Birleşik Devletleri İçindeki Anlamı: ABD'nin doğu kıyısından batıya doğru genişleme sürecinde, haritanın tam ortasında kalan (Chicago, Ohio, Kansas gibi) tarım ve sanayi bölgelerine verilen isimdir. Kültürel/Siyasi Bir Sentez Olarak: Senin de yakaladığın o felsefi boyutta; Doğu'nun mistisizmi, gelenekselliği ve kolektif yapısı ile Batı'nın rasyonalizmi, bireyciliği ve modernitesinin tam kesişim noktası. 3. Sentezin Bir Diğer İsmi: Doğu ve Batı Nerede Birleşir? "Bu işte Sentezin bir diğer ismi" tespitin çok haklı. Çünkü ne saf bir "Doğu" var ne de homojen bir "Batı". Özellikle bizim üzerinde yaşadığımız coğrafya (Türkiye, Akdeniz havzası, Levant bölgesi), kelimenin tam anlamıyla bu iki dünyanın sentezidir. Doğu'ya göre Batı'yız: Kurumlarımız, modernleşme sancılarımız, seküler damarımız ve yüzümüzü döndüğümüz yön itibariyle. Batı'ya göre Doğu'yız: Kültürümüz, aile yapımız, reflekslerimiz ve sosyolojimiz itibariyle. Sonuç olarak; evet, "Orta Doğu" ya da "Orta Batı" diye coğrafi olarak
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
... Uzak bir şehir ve şarkı vardı ... şarkı nihaventti. Nâzım Hikmet
The New York Times gazetesinin Modern Aşk adlı bir köşesi var ve içerisinde Küçük Aşk Hikayeleri adı altında yayımlanan ve okurlar tarafından gönderilen kısa yazılardan oluşan bir seri var. Yazılardan biri dikkatimi çektiği için paylaşmak istedim. Başlığı: A BOOKMARK NEAR THE END (“Sona Yakın Bir Ayraç” gibi bir anlama geliyor.) Hikayenin çevirisini ise şu şekilde yaptım: “O, tarihi sever. John Quincy Adams hakkında bir biyografi yazmak istiyordu. Ben ise, utanç verici bir şekilde, John Quincy Adams hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyordum, bu yüzden internete girip onun hakkında bulabildiğim bütün biyografileri satın aldım. Bir gün beni aradı ve (bu ilişkiyi) uzun vadede yürütemeyeceğimizi söyledi. Beni sevdiğini fakat ilgi alanlarımızın farklı olduğunu söyledi. “Senin için aşk ne demek?” diye sordum. “Bu imkansız bir soru,” diye yanıtladı. Ben ise aşkı oldukça basit buluyorum. Aşk, komodinimin üzerindeki, sonuna yakın bir yere ayraç yerleştirilmiş olan biyografi yığınıdır.” (He loves history. He wanted to write a biography of John Quincy Adams. I, shamefully, knew almost nothing about John Quincy Adams, so I went online and bought every biography of him I could find. One day, he called me, claiming that we wouldn’t work out long term. He said he loved me but that we had different interests. “What does love mean to you?” I said. “That’s an impossible question,” he replied. I, however, find love to be quite simple. Love is the stack of biographies on my nightstand with a bookmark near the end.) Bakmak isteyenler için yazarın adı Julia Nicole Camp.
Edebiyat
THIS I LOVE
So ıf she's somewhere near me • 𝘌𝘨̆𝘦𝘳 𝘣𝘪𝘳 𝘺𝘦𝘳𝘭𝘦𝘳𝘥𝘦 𝘺𝘢𝘬ı𝘯𝘭𝘢𝘳𝘥𝘢𝘺𝘴𝘢 I hope to God she hears 𝘮𝘦 •𝘛𝘢𝘯𝘳ı'𝘺𝘢 𝘥𝘶𝘢 𝘦𝘥𝘪𝘺𝘰𝘳𝘶𝘮 𝘣𝘦𝘯𝘪 𝘥𝘶𝘺𝘴𝘶𝘯 𝘥𝘪𝘺𝘦 There's no one 𝘦𝘭𝘴𝘦 •𝘊̧ün𝘬ü 𝘣𝘢ş𝘬𝘢 𝘩𝘪ç 𝘬𝘪𝘮𝘴𝘦 Could ever make me feel I'm so 𝘢𝘭𝘪𝘷𝘦 • 𝘉𝘢𝘯𝘢 𝘣𝘶 𝘬𝘢𝘥𝘢𝘳 𝘤𝘢𝘯𝘭ı 𝘩𝘪𝘴𝘴𝘦𝘵𝘵𝘪𝘳𝘦𝘮𝘦𝘻𝘥𝘪.
Müzik
A Japanese Legend Says; if guys never approach a girl, it means in a past life an emperor promised to execute anyone who dared to come near his beloved.. (Bir Japon Efsanesi Der ki; Eğer erkekler asla bir kıza yaklaşmıyorsa, geçmiş yaşamda bir imparator sevgilisine-bu kıza- yaklaşmaya cüret eden herkesi idam edeceğine dair bir yemin etmiştir..)