Diller doğal olarak insanların ihtiyaçlarıyla oluşur; yine aynı ihtiyaçların değişmesiyle onlar da değişir. İknanın kamu gücünün yerini tuttuğu eski çağlarda, belagat kaçınılmazdı. Kamu gücünün iknanın yerini aldığı günümüzdeyse bu ne işe yarayabilir?
Doğanın cömert olduğu Güney iklimlerinde, ihtiyaçlar tutkulardan doğar; doğanın cimri olduğu soğuk ülkelerde, tutkular ihtiyaçlardan doğar ve zorunluluğun üzgün çocukları olan diller, sert kökenlerinin izlerini taşır.