Kendisini ve kendi değerini aşkın bir şeye dayandıramayan, üstün bir dünyadan hiçbir teminat bulamayan insanlığın kendi değerini biçmek ve kaderini belirlemekten başka seçeneği kalmaz.
Bugün inanmak istediğimizin aksine,insanlar itaat etmeye gayet kolay ikna olur ve yeterince ileri bir yapay zekâ, Tanrı’dan ayırt edilemez. İnsanlar uygun adım ilerleme emrini muazzam bir kâhin bilgisayardan almayı pek dert etmeyebilir.
Çocuklar
Kurtulamazlar yanaklarına konan yaradan
Olmadık anda bırakılırlar
Sonra
Nice sonra
Hatta bazen karanlıklarına uzanırlarken kadar sonra
Üzerinde gözyaşı izleri
Senelerin izleri ile yol yol kalmış yanakları
Mahzun yayılır
Ancak görünür güzel dişleri
Ve ‘kuşlar da kaderle uçar’
Musa kardeşim ağlamaktan mı
Okumaktan mı az uyumaktan mı
Kan gölü gözlerin
Her an karanlığını giyinecek gibisin
Ne kadar uzun sürüyor
Ta içinden gözlerine gelmesi dikkatin
Karnın ne kadar küçük ve içerde
İnce belin-
Fazla kabarık değil kemiklerinden etlerin
Biliyorum ancak sen
Bu kadarla yetindikçe ve ekmeği
Böyle mübarek tuttukça
doyar karnı çinin hindistanın amerikanın
Sen olabilirsin çaresi
Su içinde
Susuzluk hissinden ölen kimselerin…