"Beta diye bir balık türü var." dedi yabancı, "Yansımalarında kendilerini gördüklerinde kabarıp şişiyorlar!"
"Neden? Kendilerini çok beğendikleri için mi?"
"Hayır, bir başkası sandıkları için."
"Yalnız yaşamaları gerekiyor sanırım."
"Evet..." dedi yabancının iyice kısılmış sesi, "Yalnız yaşamaları gerekiyor, sanırım." Sırtını yasladı ve gözlerini indirdi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Kenarında dururken uçurumların, korkmadı değil yüksekten; ama düşeceğinden değil, atlayacağından. Bırakıp oradan kendini günün iğrenç sıradanlığını bozmak ve insanları son defa dehşete düşürmek istedi, ama aşağısı kadar yukarısı da ölümdü! -Bu sırada zihninde polisler oradan oraya koşturup, askerler tanklarıyla bastıkları köyleri yakarken, siren sesleri arasından dozerler, vinçler, inşaat kamyonları geçip, tuğlalar kırılıyordu içinde! En azından annesi yaşıyor olsaydı, belki atardı kendini aşağı. -Artık ölmenin bile kalmamıştı bir manası..."
"Genç kız ise herkese, her şeye gülümsüyordu. -Bulunduğu her yerde ilgi odağıydı ve şüphesiz bundan sonsuz bir haz duyuyordu. -Herkes için esin ve şehvet kaynağıydı, ama kimsenin değildi. Kendini kedi gibi sevilmeye bırakmıştı ve şefkat bekleyip, merhamet göstermekte üstüne yoktu! Ancak biraz sevilecek olsa, tırmalayıp kaçacaktı! Ona sarılmadan önce kaçmaması için ayaklarını bağlamalıydı! -Ama çiçeği koparıp vazoya koyarsa, o artık ölü bir çiçek olmaz mıydı?"
"Önceleri, başka bir yalnızlığında buraya geldiğini hatırlıyordu. Zaten nereye giderse gitsin kendisini de götüreceğini ve mutsuz olacağını bildiğinden, orada kalmaya karar vermesi pek zor olmadı."