Doğrusu bir hadis ve siyer talebesi olarak etkilendiğimiz pek çok hadise olmuştur. Mesela Hz. Hatice, Peygamberimizi en iyi tanıyan annemizdir. O, vahyin ilk gelişi esnasında hissettiği korku ve endi şe üzerine sarf ettiği şu teskin ve teselli cümlelerinden hayli etkilen mişimdir: "Hayır, öyle deme! Yemin ederim ki Allah hiçbir zaman seni mahcup etmez. Zira sen hısım ve akrabalık bağlarını gözetirsin. dosdoğru konuşursun, işini görmekten aciz ve zayıf olanlara yardım edersin, fakirlerin elinden tutarsın, misafirleri ağırlarsın, zulüm ve haksızlığa uğrayan kimselere arka çıkarsın."
"İnsanın ne olduğunu ve ne olması gerektiğini kavramazsak, yani açık ve üzerinde ittifak edilkiş bir insan gerçeği inancına sahip olmazsak, kültürü, eğitimi, öğretimi, ahlakı ve toplumsal ilişkileri düzeltme çabalarımızın tamamı abestir, beyhudedir. Bu durumda biz, aşılama, budama ve ayıklama tekniğini, bağ bakımı ve bitkibilimini çağdaş bilmin en üst düzeyinde bilen ama diktiği ağacın türünü düşünmeyip içinde yaşadığı toplumun hangi meyveye ihtiyaç duyduğunu göz önünde bulundurmayan bir bağcıya benzeriz."
"Hayat daha çok aydınlandığı, dünya daha fazla kolaylaştığı, insan dünyaya daha çok egemen olduğu, problemler daha iyi çözüldüğü ölçüde, insan sorunu daha da fazla problem olmakta ve daha fazla belirsizleşmekte ve hatta giderek bir fazla halini almaktadır. Evet, bu sorun bizzat insan sorunudur."
Bir şey yap güzel olsun. Huzura vesile olsun, rikkate yol açsın, şevk versin, hakikate işaret etsin.
Bir şey yap doğru olsun. İnsanları yalanın ve yanlışın bataklığına düşürmekten korusun. Rüzgara ve akıntıya kapılmasın; kırılsın lakin eğilip bükülmesin.
Bir şey yap adil olsun. Haktan hukuktan ayrılmasın. Zalime haddini bildirsin, mazluma payını versin.