Puan vermedi·120 syf.··
2026 38. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:35
Beni tanımadı! Bana beyefendi dedi! İşte bana kalan son şey de gitti..." Kitabın en vurucu cümlesi. İdama gitmeden hemen önce kızı ile vedalaşan mahkum, kızı ile görüştüğünde küçük kızı(Marie)onu tanımaz. Hatta Marie babasının öldüğünü söyler. Bir baba için ölmeden önce evladı tarafından zaten ölü bilinmek idamdan daha acı olsa gerek.İdam mahkumu için ölüm korkusundan ziyade artık hiçbir anında yanında olamayacağı, yetim bırakmanın ötesinde idam mahkumunun kızı damgasını miras olarak bırakmak daha ağır gelir. Mahkum neden idama çarptırılır bilinmez ama kitabı okurken bu sorunun cevabı dq önemini yitirir. Çünkü mahkumun duyguları ve yaşadığı trajedi daha da önemli hale gelir.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
9/10
·400 syf.··
2026 34. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:30
Şeyma Demir’in Kızıl Kardelen isimli serisinin ilk kitabıyla geldim. Kitabımız bir dönem hikayesi ve o kadar iyidi ki kendimi bir an Osmanlı zamanında gibi hissettim. Kardelen’i okumak güzeldi. Onun o muhteşem güzelliğine rağmen halkı tarafından büyücü ve lanetli olarak yaftalanması çok kırıcıydı. Öte yandan Kara Bey’in de kendine göre yaraları vardı fakat sert duruşuyla ve otoritesiyle bunu gizlemeyi başarabiliyordu. Kardelen ve Kara Bey’i okurken çoğu zaman deli olsam da o ikisini okumak ve tanımak güzeldi. Kara Bey’e çok fazla sinir olduğum kısımlar oldu, onu anlamaya çalıştığım kısımlar oldu ama bazı yerlerde cidden ayıp etti. Oysa adamakıllı oturup konuşsalar bir mesele kalamayacak ama işte. Kara Bey bunca yıl sonra Kardelen’in ona hissettirdiklerinden korktuğu için ne yapacağını bilemedi. Bu kısımlarda ona o kadar üzüldüm ki… Kitap akıcı ve okuması keyifliydi. Bazı yerlerde gülerken bazı kısımlarda gözlerim doldu. Kitapta smut sahne yoktu fakat yazar öyle güzel yazmıştı ki aşkı ta kalbimde hissettim. Kitabı okurken çoğu zaman kendime kızdım, neden daha önce okumadığım için. Kardelen’in şüphelendiği şey gerçek mi bilmiyorum. Eğer gerçekse Kara Bey’in Allah yardımcısı olsun. Bunun haricinde Kara Bey’in askerlerinin hikayesini de çok merak ettim. Murat, Alp, Sinan ve Kağan… Diyalogları ve birbirleriyle uğraşmalarını okumak çok keyifliydi. Yani kısaca benim çok severek ve keyif alarak okuduğum bir Şeyma Demir kitabı oldu. Eğer tarihi kurgu okumayı seviyorsanız kesinlikle bu kitabı da seversiniz. Kitapla kalın dostlar…
1000Kitap
Kızıl KardelenŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2022676 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Sürükleyici bir Macera- Garip Kahramanlar
8/10
·755 syf.··
2026 59. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 21:48
Üç Silahşör romanının en güçlü yanı olay örgüsünün mantıksal kusursuzluğu veya epik kahramanları değil inanılmaz akıcılığı. Yazarın diğer romanlarında olduğu gibi bu kitabında da sayfalar okurken su gibi akıyor ve size gereken tek şey zaman. Bu akıcılığa polisiye gizem ve sürekli aksiyon hali de eklenince inanılmaz sürükleyici oluyor ve oldukça seri bir okuma sunuyor. Öte yandan kitapla tanışmadan önce birçok filmini ya da uyarlamasını izlemiştim ve hep şunu merak etmiştim neden Üç Silahşör, Dartagnan ismi neden başlıkta geçmez, çünkü ana karakter filmlerde hep oydu. Kitabı okurken bu sorunun yersiz olmadığını gördüm, zira kitapta da aynı sorunsal devam ediyor. Aslında ana hikaye üç silahşörün hikayesi değil Dartagnan'ın hikayesi. Yine yazar dört silahşör özelinde bize müthiş erdemli, şerefli, sadık, cesur kahraman imajı çizmeye çalışmış fakat kahramanları tanıdıkça aslında onların cesur sıfatı dışındakilerini pek de hak etmediğini anlıyoruz. Anladığım kadarıyla yarattığı karakterleri çok seven yazar, onları bir çeşit yazar koruması altına almış ve yaptıkları her şeyi okuyucuya kahramanlık olarak yedirmeye çalışmış, onların ciddi sorunlu karakterlerinin ve hareketlerinin etik ve ahlaki yönlerini sorgulamadan geçiştirivermiş. Kahramanlarımız uşaklarını horlamaktan, onları, kendilerine güvenen dostlarını ve başka insanları çıkarları uğruna kullanmaktan, yine onların hayatını göz göre göre tehlikeye atmaktan, ikili oynamaktan, yeri geldiğinde vatan hainliği yapmaktan, yeri geldiğinde düşmana yaltaklanmaktan bir an olsun geri durmayan, hırslı, bencil, şan şöhret düşkünü, çıkarcı, fırsatçı, her yaptıklarına bir kulp uyduran birer karakter aslında. Aynı şekilde, kitap bize kahramanlarımızın adil kişiler olduklarını ve çoğu zaman adalet aradıklarını anlatıyor gibi, fakat
Üç SilahşorAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,4bin okunma
bu baskı neden böyle?
Puan vermedi
tek gördüğüm yanlış yazılmış kelimeler, eksik " işareti, karakterin konuşması ve zihin akışının ayrı yazılmamış olması "çüş, hatun" gibi kelimeler. Mesela hala yerine ala yazılması gibi hatalar Allah için 500tl olan bir kitaba ben çevirisine editörüne o kitabın telifine bu fiyatı ödüyorum ve aldığım sonuç bu mu? kitabı okuyamıyorum resmen
Bana DokunmaTahereh Mafi · DEX Yayınları · 20242,293 okunma
10/10
·312 syf.··
2026 32. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:05
Ba-yıl-dım… Ben gerçekten çok güzel bir kitap okudum. Yalın dili, duyguları anlatan o sami cümleleri beni benden aldı. Gece Açan Çiçekler kitabından sonra Tarık Tufan’dan okuduğum ikinci kitap. Ve ben bu kitabı çok sevdim. İnsan aşık oluyor ama kime neden nasıl niçin? Var mı mantıklı bir açıklaması? Yok… Mantık yokkk… Olmadığını gösteren güzel bir kitap… Kitaba yerleştirilen karakterlerin yaşadığı aşklar ve yaşadığı psikolojik durumlar okuru kendisine öyle bağlıyor ki cümleler su gibi akıp gidiyor. Kitabın sonuna geldiğimde üzerime kocaman bir üzüntü yerleşti. Gerçekten aşıklara yer yok bu hayatta…
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,566 okunma
5/10
·272 syf.··
2026 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:10
Kitaba başlamadan yazarla başlayıp sonra kitap hakkındaki görüşlerimi yazacağım. Kazuo İshiguro sevdiğim bir yazar değil. Onun öksüzlüğümüz kitabını zorla bitirdiğimi söyleyebilirim. O günden sonra da bir daha hiçbir kitabını okumamaya kararlıydım. Distopik eser ararken karşıma çıktı bu kitap bir şans vereyim dedim ve okudum. Kitabımız Kathy karakterinin anlatımı üzerinden ilerliyor. Anı defteri gibi ama değil. Yurtta kalan çocuklar var ve bu çocuklar o yurtta bir amaç üzerine yetişiyorlar. Yaşları gelince önce bakıcı sonra bağışçı oluyorlar. Kitap beni ilk sayfalarda cezbetse de ortada sinirden küplere bindirdi. Son kırk sayfa da olmasa daha çok eleştirirdim herhalde. Olaylar inanılmaz stabil ilerlediği halde sonunda neden bağışçı bunlar bunu öğrenebiliyorsunuz ama o bile tam açıklanmamış yüzeysel. Bazı gerçekler korkunç gelmesine karşın distopya eserden çok kurgu olduğunu düşündürdü. İçinde bir olay, aksiyon, başkaldırı arıyorsanız yok. Sadece teması ilginç. (Spoiler vermemek adına açıklamıyorum) Japon bir yazarın eserlerini İngiltere de İngilizler üzerine yazması durumu beni irrite ediyor. Bu kadar güzel bir kurguya bu denli basit günlük yaşam dedikodusu yakışmamış. Yine şaşırtmadın beni İshiguro. Keyifli okumalar…
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,3bin okunma