(+)bir gün yazarken bu yazdıklarımın bende kalmasını istemedim herhangi bir kullanıcı ile ortak bir payda da birleşmek ve çözülmeyen dertlerin kelime yoluyla çözümlenmesini istedim.burayı tercih etmemdeki bir diğer neden hayatta bir süredir amaçsız yaşıyor olduğumu hissetmemdi.hayatımı monoton yaşamak yerine hem bana iyi gelecek hem de yaşama sevinci gerirecek bir alan arayışındaydım tam olarak burayı bu nedenle aranızdayım.biyografimde de bahsettiğim gibi yazıyor,keşfediyor ve en önemlisi yaşıyorum.
aymis
@ashavia
·
(+) peki ben gerçekten kimim bunun cevabını henüz bulamadım.bulma gibi bir derdim de yok hayat bir yolculuk ve her yaşın bile yenilik getirdiği yolda bu arayışın benim ile hep olmasını istiyorum
iş başvurusu cümlesi gibi burada okuyorum,şu mesleği yapıyorum diye kurulan cümlelerin kişiyi açıkça yansıttığını düşünmüyorum bu sebeple kendimi bu şekilde açıklamak yerine düşüncelerimden ve bir miktar biriktirebildiğim hayat deneyimlerimi anlatarak var olmayı tercih ediyorum.
Hz. Ömer (b. Hattâb) radıyallahu anh, bir gün Rasûlullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem evinde huzuruna vardı. O’nu tavanı düşük bir odada bir hasırın üzerinde buldu. Hasır yan tarafına iz yapmıştı. Hz. Ömer radıyallahu anh ağladı. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:
“Neden ağlıyorsun, ey Ömer?” diye sordu. Hz. Ömer radıyallahu anh:
“Kisra ve Kayser ipek döşeklerde yatıyor, tahtlarda oturuyor. Sen ise bu tavanı düşük odada kalıyorsun ve hasır da yan tarafına iz bırakmış!” dedi. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:
“Ey Ömer! Hasırın yan tarafıma iz yapmasına gelince, sonrasında yumuşaklık olan sertlik ne güzeldir. Bu odanın tavanının düşük olmasına gelince, kabrin tavanı bundan daha alçak olacaktır. Biz dünyayı dünya ehline bıraktık, onlar da âhireti bize bıraktılar. Benim ve dünyanın benzeri sıcak bir yaz gününde yolculuk yapan bir süvari gibidir. Sıcaktan bunalan bu süvari bir ağacın altında biraz gölgelenir. Sonra yola koyulur ve orayı terk eder.” dedi. (Buhârî, Libas 31; Müslim, Fedâilu’s-Sahâbe 165.)
Başka bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:
“Dünya onların âhiret bizim olsun, istemez misin yâ Ömer?” buyurdu. (Ahmed, II, 298) buyurdu.
Hep sorar olduk neden diye?
Cevabı mı bir sürü bahane, insan bazen neye yoracağını bilemiyor.
Ondan soru sormayı bıraktım.
Cevabını az çok tahmin edebiliyorum.