neden karanlıktan çıkmıyorsun? sahi neye benziyorsun sen? korktuğun bir şey var değil mi? nedir o korktuğun?
Aralarından yürüyüp geçtiğim insanlar, ağaçlar, binalar neden bir gerçeklik duygusu vermiyor?
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Uzun süredir beraber olan her çift gibi birbirimize düzenli olarak “seni seviyorum” derdik. Anlamını neden ya da ne zaman yitirmeye başladığını bilmiyorum ama bir noktada bu iki küçük kelime iki yalana dönüştü.
Freud'un kaygının kişiden kaynaklanan nedenleri üzerinde dururken, Sullivan'ın değer verdiğimiz kişilerle yaşadığımız ilişkilere dikkat çekmesidir. Zayıf toplumsal ilişkiler, güvensizlik ve kaygıya neden olur.
Sayfa 177·Kitabı okuyor
Dışarda her şey beyhûde: Sefil mecburiyetler nasıl yenilir? Tel örgüler nasıl kırılır? Çerçeveler nasıl parçalanır? Hudutlar nasıl geçilir?İş nasıl bırakılır, fabrika veya tezgâh nasıl bırakılır, büro, çanta, vezne nasıl bırakılır?** Ev nasıl bırakılır, mahalle nasıl bırakılır, komşunun kızı, veya şu çirkin yazılı kız nasıl bırakılır, kahvedeki ahbaplar, yedi elli beşin yolcuları, daire müdürü veya handaki odabaşı nasıl bırakılır? Odadaki mangal, gramofon, Manon Lesko, terlikler ve şilte nasıl bırakılır? Odanın pencereleri nasıl, nasıl bırakılır? Fakat hâlâ o siren, neden böyle basık ve dost bir sesle çağırıyor, ezada bu kadar ısrara sebep ne? Martı böyledir işte; turuncu renkli, iri gözlerinde daüssılalar tutuşsa da, öyle uçuverecekmiş gibi gerinse de gidemez, gidemez, gidemez! Bu siren bunu anlamalı, ısrardan vazgeçmelidir. Yoksa bu misilsiz bir gaddarlık olur: Martı her gece, bu saatte, böyle uçuverecekmiş gibi gerinmemelidir; çünkü o uçamaz, uçmaz.
Sayfa 45 - Daüssıla:Kelime, Arapça dâ (hastalık) ve sıla (kavuşma, vuslat) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur; kelime anlamı olarak "kavuşamama hastalığı" veya "memleket hasreti"ni ifade eder·Kitabı okuyor
Söylesinler!
Dışarda her şey beyhude: Affettiği zaman feragat duymıyan Peygamber yaşadı mı? Vazgeçişlerinde mağlūbiyet veya kayıp bulmıyan kimdir? Hatırlamakla yeniden sahip olmanın arasındaki o kıl kadar boşluğu, o çıldırtıcı boşluğu kim aşabildi? İlk arkadaşlıklar, ilk aşklar ne oldu? Anneler, babalar, daha konuşmasını, daha suç işlemesini öğrenemeyen bebekler nereye gittiler? Toprak damlı ev, şehre yabancı sokak nerede? Dün nerede, bir saat öncesi, bir dakika, bir saniye öncesi nerede? Bir evvelki cümlenin veya düşüncenin haleti bir daha geri gelecek mi? Buna imkân var mı? Öyleyse neden bu davetsiz misafirler böyle üşüşüyorlar? Bu keder değmemiş bakış, bu taptaze yüz, senelerce, senelerce öteden niçin geldi? Bu, artık semti unutulan sokak niçin böyle kaldırım taşlarına varıncaya kadar beliriyor? Bu sarışın kız niçin, niçin hâlâ dudaklarında o günlerin gülümseyişiyle burada? Böyle yıllarca sonra ne arıyor? Bütün bunlar burada ne bulacaklarını, buraya ne bırakabileceklerini umuyorlar? Söylesinler: Hatırlamakla yeniden sahip olmanın arasındaki o kıl kadar boşluğu, o çıldırtıcı boşluğu kim aşabildi; bunu söylesinler!
Sayfa 44·Kitabı okuyor