Zeynep

Zeynep
@nedenmibukitap
instagram: zecegram
10/10
·432 syf.··
2020 27. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2020 15:28
·
Kitaba bayıldım. Felsefe ve psikoloji seven herkesin de okumasını öneririm. Kitapta Nietzsche'nin yaşamı, hayata bakışı, felsefesi anlatılmış. Ama o kadar sade bir dille o kadar yalın anlatılmış ki herkesin rahatça okuyabileceğini düşünüyorum. Bir diğer karakterimiz ise Breuer. O bir doktor ve yolları Nietzsche ile kesişiyor bir şekilde. Kitap sürekli diyaloglarla geçiyor. Kitap boyunca çeşitli konularla ilgili karşılıklı konuşup tartışıyorlar. Ayrıca romanda daha kimler var kimler okudukça şaşıracaksınız. Bir de kitabın karakterlerinin hepsi aynı zaman diliminde yaşamış ve gerçekten bu sorunları yaşamışlar belki sadece karşılaşmamışlar yazarımız da harika bir şekilde karşılaştırmış onları. Yani bu insanlar üzerine yazılmış bu kadar nefis bir kurgu okumak çok güzeldi. Mutlaka okuyun. Bu kitap benim uzun bir süre en favori kitaplarım arasında kalacak buna eminim.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Reklam
Puan vermedi·152 syf.··
2020 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2020 18:46
Yerdeniz Serisinin ikinci kitabı olan Atuan Mezarları bence ilk kitaba göre çok daha keyifli okunan ve heyecanlı bir kitaptı. En başta ilk kitaptan bağımsız olarak İsimsizler ve onların baş rahibesi olan Arha'nın hikayesini okuyoruz. Labirentler, rahibeler, mezarlar derken kitap su gibi akıyor. Zaten kısacık bir kitap bu. Keşke daha ayrıntılı ve detaylı yazılsa keşke daha çok anlatsa diye geçti içimden okudukça. Kitabın sonlarına doğru ilk kitapla olan bağlantısı da ortaya çıkıyor. Zaten bu seri hakkında kiminle konuşsam ilk kitaplardan sonra daha güzel gidiyor konu diyordu. Daha ikinci kitaptan farketti bu benim için. Arka kapaktan Ursula K. Le Guin 'den şu son cümleleri de bırakmak istedim: "Daha. açık söylemek gerekirse kitabı bir kadının büyümesi olarak okuyabilirsiniz. Temalar, doğum, yeniden doğum, yıkım ve özgürlük."
Atuan MezarlarıUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20215,1bin okunma
10/10
·520 syf.··
2020 19. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 02:05
·
Çok beğendim ben bu kitabııı Aslında denizci olan Martin Eden bir gün kavgadan kurtardığı çocuğun evine konuk olur ve bambaşka bir dünya keşfeder. Yeni bir aşka yelken açar ve kendinden çok üstün gördüğü insanlara özenir. Aşkı uğruna kendini geliştirip yine aşkı uğruna para kazanmak isteyen Eden, bize kitapta bol bol sınıflar arasındaki farklılıkları anlatıyor. Bir insanın isterse her şeyi yapabileceğini ama insanın değerinin maalesef çok başka şeylerle ölçüldüğünü gösteriyor. Herkesin Martin Eden'ın hayatına konuk olmasını isterim. Resmen kitapta onunla sevindim onunla üzüldüm onunla heyecanlandım. . Kitabın arka kapağında Martin Eden'ın Jack London'ın yarı otobiyografik romanı olduğu söyleniyor. Bu da kitabı daha da ilginçleştiriyor. Elinizde varsa bekletmeden okuyun derim.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
6/10
·472 syf.··
2020 23. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2020 02:29
Öncelikle en başta söylemeliyim ki sıfır beklentiyle okumuş olmama rağmen pek beğendiğimi söyleyemem. Orhan Pamuk'un en sevdiğim kitabı açık ara Masumiyet Müzesi Gelelim Benim Adım Kırmızı kitabına. 1591 yılında İstanbul'da geçen roman bize dokuz günü anlatıyor sadece. İçerisindeki her karakterin kendini anlattığı bir kitap ama aynı zamanda resimler, ölüler ve eşyalar da bize kendini anlatıyor. Kitapta padişahın emri ile gizlice Enişte beye yaptırılan kitabın nakkaşlarından biri öldürülünce olaylar başlıyor. Romanda bolca nakkaş sanatına, o dönemdeki üslup ve imza tartışmalarına, yine o dönemdeki resim sanatının unutulmuş yanlarına ve Frenk etkisi taşıyan resimler üzerine bol bol bol boooooooool okuyoruz. Okuyoruz ve bitmiyor. Bitmiyor ve okumaya devam ediyoruz..Şöyle ki kitabın başlarında bu konularda bilgiler verilmesi güzeldi fakat kitabın sonuna kadar aynı şeylerin tartışılıp durması beni biraz sıktı bir de üzerine konudan alakasız bir şekilde sürekli argo kelimeler konulması aşırı gereksiz olmuş onlar olmadan da anlatılmak istenen anlatılırdı. Bunun yanında kitapta aşkı için cinayeti çözmeye çalışan bir Kara bey var ki en büyük hatayı aşık olarak yapmış. Şöyle bir bilgi de eklemek istiyorum 1998 yılında yayımlanan Benim Adım Kırmızı 24 dile çevrildi ve 2003 yılında İrlanda'nın ünlü International IMPAC Dublin Literary Award ödülünü kazandı.
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201220,1bin okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2020 17. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2020 19:28
Arka kapakta yer alan yazarın sözlerinin kitabı yeterince güzel özetlediğini düşünüyorum; "Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum..." . Okumanızı öneririm.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
Reklam