“Benim karakterim, insanlar hakkında elimden geldiği kadar uzun süre iyi düşünmektir, anlıyor musunuz? Daha doğrusu, mecbur kalmadıkça kötü düşünmemek isterim.”
tv ekranlarında izlemeden önce okuduğum bir kitaptı. Çoğu insan kitapla dizinin paralel gitmediğini söylemiş, haklılar. Kitapta daha az dramatik anlatılıyor, olay akışları daha donuk. Bana bir noktada kimse hakkında kötü bir şey söylememek için uğraşılmış gibi gelmişti. Sürekli kapıdan “çok güzel, son derece bakımlı insanların içeriye girdiğiyle” cümleye başlanması beni rahatsız etmişti. Yahu kimse mi çirkin değil veya hiç kimsenin problemleri yüzüne yansımamış mı? diye delirdiğim ve samimiyetsiz bulduğum noktalar oldu. Dili akıcı, sıkılmadan bir çırpıda okuyacağınız bir kitap.