Yaşam, şimdi ancak kavranılması ve anlaşılması gereken; oysa yaşanması, gerçeğine inilmesi ilerideki yıllara atılan bir yabancı öğe gibi önümüze getirilmiş. Coğrafya derslerine getirilen yerküre gibi. Kimse yaşadığımız mevsimin, günlerin ve gecelerin yaşamın kendisi olduğundan söz etmiyor. Her an belirtilen bir öğretiye, bizler hep hazırlanıyoruz. Neye?
gece, ıslak yollarda
kaç kez sordum kendime ben de
yoksa hayat, gölgelerimizin derinliklerinde mi renklenmekte
yahut biz dediğimiz, kendi gölgelerimizin gölgesi mi?