Yazar “duygusal ihmal” konulu bu araştırmasını Türkiye’ye gelip de bizlerle yapsaydı daha verimli bir çalışma olurdu diye düşünüyorum. Düşünsenize her gelen danışanda %99 ihtimalle duygusal ihmalin izi mevcut.
Üzülesi bir durum, hakikaten.
Boşluk HissiJonice Webb · Sola Unitas Yayınları · 20213,998 okunma
Platon’un; Sokrates’i konuşturarak retorik, ruh ve beden ilişkisi, güçlü ve güçsüz olmanın ne demek olduğu, hoşa giden şeyleri yapan insanların mı yoksa kendi isteklerini yapan insanların mı daha güçlü olduğu, haksızlık yapmanın mı yoksa haksızlığa uğramanın mı en büyük kötülük olduğu; kötü ve çirkin, güzel ve iyinin aynı şeyler olup olmadığı, suçlu olan birinin cezalandırılmasının mı yoksa cezadan kurtulmasının mı kötülüklerin en büyüğü olduğu, insanın tutkularını/arzularını engellediğinde mi yoksa engellemediğinde mi daha mutlu olduğu, haksızlığa uğramamak ve haksızlık etmemek için bunları istememenin yeterli olup olmadığı, haksızlığa uğramamanın ya da olabildiğince az uğramanın yolunun ne olduğu, az ya da çok yaşamanın mı yoksa olabildiğince iyi yaşamanın mı daha önemli olduğu vd. konularını tartıştığı eseridir.
Fakat ana tema retoriğin bir çeşit dalkavukluk olup olmadığı. Bu tema üzerinden tartışma yoluyla ilerleyerek yukarıda bahsettiğim konulara değiniliyor.
Konuşturulan Sokrates’in gerçekteki Sokrates değil de Platon’un Sokrates’i olduğunu unutmayalım. Sonra diğer inceleme yazan arkadaşlar gibi Sokrates’in kendi asıl amacının ne olduğunu anlamaktan uzaklaşırız.
Yalın bir dille, gayet anlaşılır bir şekilde “değerler” üzerine yapılan ilk felsefî konuşmalara “saçma” diyerek geçiştiren arkadaşlara kulak vermeyiniz. Sokrates doğa filozoflarından sonra doğadan uzaklaşıp insanın ruhunu incelemeye başlayan ilk filozof ve Platon’un da feyz aldığı öğretmenidir. Onun değeri buradadır. Bu değeri görerek okursak keyif alabiliriz.
Sokrates’in yönteminin nasıl olup olmadığı değil mesele ki bunun üzerinde tartışmak pek netice getirmez. Mesele, bu adamın bu yöntemle amaçladığı şey nedir ve neden böyle bir yönteme ihtiyaç var?
Şöyle ki; bir şey bildiğini iddia eden insanlar,
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,877 okunma
Herakleitos’un fragmanları, fragmanların aktarıldığı metinsel bağlamları ve farklı çevirileriyle beraber fragmanlarda geçen sözcükler filolojik, etimolojik olarak incelemeye tabi tutuluyor. Felsefe tarihinin karanlık bir filozofu olduğu için(belki de-bir kitabının olup olmadığı kesin olmamakla birlikte-kitabı günümüze ulaşmadığı için) fragmanları birçok düşünür tarafından yorumlanıyor ve bu yorumların hepsi birer fikir olmaktan öteye geçemiyor. Bu yorumların neler olduğunu, fragmanların farklı çevirilerini, fragmanlarda kullanılan sözcüklerin etimolojik, filolojik olarak incelenmesini merak ediyorsanız, buyrun, okuyun.
Ancak:
Herakleitos fragmanlarına dair yorum çeşitliliği, kullanılan sözcüklerdeki anlam derinliği, metaforlar, mecazlar Herakleitos’un fragmanlarda “gerçekten” ne demek istediğine ulaşmayı zorluyor. “Kesinlik” arıyorsanız, hem Herakleitos’u tanımıyorsunuz demektir hem de bu kitap size göre değildir demektir.
Kitap, Herakleitos hakkında bildiklerimizin ve bilebileceklerimizin sanılardan öteye gidemeyeceği konusunda iyi bir ders veriyor. En azından ben dersimi aldım.
Bu nedenle:
Herakleitos’u tanımak istiyorsanız ve felsefe okumuyorsanız bu kitap sizi sıkar ama Herakleitos’u seviyorsanız ve ileri bir okuma yapmak istiyorsanız ideal bir kitap, diyebilirim.
Kesinlikle felsefeye başlangıç kitabı değildir. Temel bilgilere sahip olunmadan bu kitap okunursa zihninizde tam oturmayacaktır. Temel okumaları yaptıktan sonra felsefenin başlangıcına dair bir yorum okumak ve bilgilerinizi pekiştirmek amaçlı okunabilir.
Sokrates Öncesi ve SonrasıFrancis MacDonald Cornford · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,088 okunma
“Felsefeye başlayacağım fakat nereden başlayacağımı bilmiyorum.” diyorsanız, dikkatle okunacağı ve üzerinde düşünüleceği takdirde, bu kitapla başlamanızı tavsiye ediyorum.