Psikiyatrik açıdan intihar olgusu genellikle hastalıkla ilişkilendirilir. Edebiyat alanında ise yüzeyde farklı nedenler olsa bile sorunun dönüp dolaşıp aynı yere, varoluş sancılarına, sanatçının kendi değerleri ile toplumun gerçekliğinin çatışmasına, ana kişinin bu durumda kendine yaşam alanı bulamamasına dayanır. Hayatın her aşamasında kendi dışındaki gerçekliklerle şekillenen insanın yaşamında kendi varoluşunu kontrolüne alabildiği tek andır intihar.
Anıların müthiş bir dirençliliği var; kişi anmak istediğinde her şeyin içinden geçip An’ı, şimdiyi aşıp ancak istediği anıya dönebiliyor, çıplak ve savunusuz çocuklar gibi. Anıların her gün, her an ırzına geçilebilir. Bir tür sıçrama ve hiçbir şey elde edememe.