İsmi beni yanılttığı gibi sizi yanıltmasın, yazar kitapta okuyucuyu eğitme gayesi gütmemiş. Kitapta belki de 500’den fazla film izlemişsiniz varsayılarak bazen başından bazen ortasından bazen sonundan bahsedilmiş. Bir o kadar da oyuncu ve yönetmen ismi geçiyor, her sayfada 3-4 tane olmak üzere. Anlatım diliyse muhtemelen çeviri kaynaklı çok dolaylı ve zor.Yani kitabı anlamak için yazarın izlediği bütün filmleri izlemiş olmanız üstelik hepsini hatırlıyor olmanız gerekicek ki bu çok düşük bir ihtimal. Dolayısıyla bence bu kitapta hedef kitlesi sadece kendisi olmuş…
O meşhur klasiği sonunda okuduğum için üzerimden bir yük kalkmış gibi hissediyorum. Kitabı okuduğum süre boyunca adeta o evrenin içine dahil oldum; karakterlerin hayatları, duyguları ve yaşadıkları
Kapak Kızı, uzun süredir kitaplığımda okunmayı bekleyen bir kitaptı. Okumaya başladıktan sonra da yaklaşık on gün sürdü bitirmem. Bu durum belki çevresel faktörlerden, belki de kitapla aramda
Bazı insanlar, piyasada çok popüler olmuş, herkes tarafından tüketilip beğenilen ve bu şekilde pazarlanan içerikleri, kitapları, filmleri aynı sürünün parçası olmaya daha meyilli bir şekilde okurken;
“Elinizde tam 200 yıllık bir büyü tutuyorsunuz.”
Kitabın sunuşunda gördüğüm Hamdi Koç’un yaptığı bu girizgâhla yıllardır kitaplığımda bulunan ama bir türlü okuma şevkini bulamadığım bu esere