Nil

Puan vermedi·144 syf.··
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 23:45
Hüseyin Rahmi okumak... 1911 de, İstanbul'un ücra bir mahallesinde tandır başında hanımninelerle sohbet etmek gibi. Gulyabani kelimesinin kökü, "gul" hayalet/hortlak demekmiş. Adından anlaşılacağı üzere hikayemiz perilerin, cinlerin, gulyabanilerin olduğu bir köşkte geçiyor. Başkarakterimiz Muhsine'nin hizmetçi olarak girdiği bu köşkte başına gelen doğaüstü olaylar, kitabın sonunda klasik Türk filmi tadında bir yerlere bağlanıyor. Kitap yalın bir dille, Hüseyin Rahmi'nin her kitabında olduğu gibi dönemin batıl inançlarını, kadına bakışını yansıtıyor. Mahalli ağzı, bilmeceleri, tekerlemeleri, günümüzde unutulmuş kelime kalıpları ve atasözleriyle Türkçe'nin o zamanına da ışık tutuyor. Gulyabani Hüseyin Rahmi'nin "Garaip Faturası Külliyatı"ndan. "Garaip Faturası Külliyatı" (Doğaüstü Numuneler Külliyatı) Hüseyin Rahmi'nin yazdığı, halkın boş inançlarını cin, peri, cadı, gulyabani gibi doğaüstü varlıklar üzerinden anlattığı roman dizisi. "Gulyabani" ve "Cadı" romanlarından oluşur. Daha önce Cadı'yı da okumuş olduğumdan ikisinin kıyaslamasında Cadı romanı edebi anlamda daha doyurucuydu. Spiritüalizm, bilim ve ruh kavramı üzerine tartışma ve sohbetleri de içeriyordu. Ancak bu kitap bu tarz diyaloglardan uzak salt olay üzerine kurulu. Yine de Hüseyin Rahmi okumak eğlenceli. Zira romanın başında bulunan bir hayran mektubunda bahsedildiği üzere Hüseyin Rahmi'nin en büyük yetenek ve kudreti mahalle karılarını, çenesi düşük kocakarıları söyletmektir :)
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202517,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·195 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 12:14
"Venüs ile Adonis" güzellik tanrıçasının yaşam tecrübesi olmayan isteksiz bir genci baştan çıkarmak uğrundaki ısrarlı çabalarının trajikomik küçük bir mitolojik destanı... "Lükres'in İğfali" Shakespeare'in en uzun anlatı şiiri... Kocasına sadık soylu bir kadına şehvetten gözü dönmüş namussuz bir prensin zorbaca tecavüzünün öyküsü... "Anka ile Kumru" felsefi ve vicdani gücü ağır basan bir saf şiir, manevi güzelliklerin şiirsel görünümü... "Bir Âşıkın Yakınması" sevgiye güvendiği için bir çapkının tuzağına düşen bir kadının haklı şikayeti... Şiirlerle ilgili bu yorumlar Talat Sait Halman'ın yazdığı uzun önsözden, özet niteliğinde. Kitap Shakespeare'in bu dört şiiri ve Shakespeare'in yazdığı sanılan birkaç şiirinden oluşuyor. Edebi olarak Shakespeare'in oyunları kadar doyurucu olmasa da yazarın ilk dönemlerini anlamak için okunmaya değer.
Aşk ve Anlatı ŞiirleriWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2014903 okunma
10/10
·520 syf.··
2026 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 01:47
"Şimdi bir ölüyüm ben, bir ceset, bir kuyunun dibinde." Kitap, kuyunun dibinden bir cesedin biz okuyuculara seslenmesiyle başlıyor. Yazar daha ilk cümlelerden bizi hikayenin içine çekiyor. 16. yüzyılın sonlarında dönemin padişahı, Enişte Efendiye gizli bir görev verir. Enişte Efendi ve yanına topladığı nakkaşlar döneminde hoş karşılanmayan Frenk etkisinde resimlerle süslü bir kitap tasarlarlar. Kitap hazırlanıp Hz. Muhammed'in hicretinin bininci yılında Venediklilere hediye olarak gönderilecek ve Osmanlı'nın gücünü tüm cihana gösterecek. Ancak kitap hazırlanırken bir sorun çıkar. Usta nakkaşlardan Zarif Efendi'nin cesedi bir kuyunun dibinde bulunur. Zarif Efendiyi kim öldürmüştür? Kitabın son sayfalarına kadar katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalışacağınız bir cinayet romanı. Ama daha çok Osmanlı sokaklarında kaybolabileceğiniz enfes bir tarihi kurgu. Farklı karakterlerin hatta farklı nesnelerin ağzından döneminin siyasi, ekonomik, dini, edebi, sanatsal birçok bakış açısını görebiliyoruz. Pamuk, bu romanı yazmadan önce yıllarca kütüphanelerde dolaşmış, farklı kaynakları okumuş, yüzlerce minyatüre bakıp fotokopilerini toplamış, sayfalarca not almış. Döneminde yenilen yemeklerden, elbiselerde kullanılan kumaşlara, bunların o dönemdeki satış fiyatlarına kadar ayrıntıyla araştırdığını kitaba yazdığı sonsözde anlatıp gururla ekliyor: "Romanıma, dönemin belgelerinde, kayıtlarında ya da resimlerinde karşılaşmadığım hiçbir şeyi koymadığımı, kumaşının en hakiki ipekten yapıldığını söyleyen zanaatkâr gibi gururla ekleyeyim." Roman tarih ve sanatseverler için bolca bilgi içeriyor. Bu yönüyle öğretici bir yanının da olduğunu düşünüyorum. İran edebiyatının meşhur hikayeleri, savaş efsaneleri, minyatür sanatında üslup, Frenk resim sanatı, Batı'da portrenin ortaya çıkışı,
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320bin okunma
Zırva tevil götürmez!
Puan vermedi·182 syf.··
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 03:45
"Sizin geçirdiğiniz hayat, hayal midir, hakikat midir?" Yaşamımız boyunca hakikat olduğuna inandığımız ya da zorla inandırıldığımız şey aslında sadece bir hayalden ibaretse? Üstelik tüm inandıklarımızın bir hayal olduğu gerçeği ölümümüzden çok kısa bir süre önce bize bildirilirse? Naşit Nefi Efendi dul kalmış varlıklı bir beydir. İki çocuğuyla birlikte büyük bir konakta yaşamaktadır. İlk eşinin ölümünden sonra defalarca evlenmiş, ancak evlilikleri uzun süreli olmamıştır. Söylentilere göre ölen ilk eşi Binnaz Hanım hortlamış ve sonraki eşlerine musallat olmuştur. Hatta altıncı eşinin hortlak tarafından boğulduğu dedikodusu bile çıkmıştır. Peki gerçekten Binnaz Hanım hortlamış mıdır? Hikayeyi Naşit Nefi Efendinin son boşandığı eşi olan Şükriye Hanım'ın kaleminden okuyoruz. Şükriye Hanım önce hayaletin varlığına inanmaz, ancak konakta kaldığı süre boyunca başından öyle olaylar geçer ki sonunda hayaletin varlığını kabul etmek zorunda kalır. Hatta onunla yüz yüze gelir, tabii kocasından boşanır. Hayaletin varlığına dair bütün kanıtlara rağmen hikayenin sonu bizi şuna götürür: Zırva tevil götürmez! Soluksuz okunabilecek bir Hüseyin Rahmi eseri. Döneminin batıl inançlarını, kadına bakış açısını, geleneklerini eğlenceli bir dille aktarıyor. O zamanlarda sıkça kullanılan ancak günümüzde unutulmuş atasözü ve deyimlerle sıkça karşılaşıyor olmak da Hüseyin Rahmi okumanın en güzel yanı. Mezarlık ziyareti sırasında Naşit Nefi Efendi ve eşi Şükriye Hanım'ın ruh, madde, bilim ve ilerleme üzerine yaptığı sohbet kitabın en etkileyici yerlerinden biriydi. Ve tabii konaktaki ruh çağırma seansında, Şükriye Hanım'ın babasıyla Reis'in spiritüalizm ve bilim hakkında yaptıkları felsefi tartışma kitabın asıl mesajını oluşturuyor. Güzel akıl yürütmelerle altı çizilmesi gereken çok satır
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
Puan vermedi·231 syf.··
2025 55. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2025 22:08
Sümerler ve Hititlerle ilgili çalışmalarıyla tanınmış, Cumhuriyetimizin en önemli değerlerinden biri Muazzez İlmiye Çığ ve arkadaşı Sümerolog Hatice Kızılyay uzun yıllar İstanbul Arkeloji Müzesi'nde birlikte çalışmışlar. Yüzlerce buluntu tableti birlikte çözümleyip sınıflandırmışlar. Bu kitapta Sümerolog Hatice Kızılyay'ın kızı İştar'ın kaleminden Hititler'i okuyoruz. Oldukça sade bir dille, 14 yaşındaki bir çocuğun bakışından, Hititler'in günlük yaşamı, sarayları, kralları, savaşları, efsaneleri, tanrıları, kanunları, törenleri, dilleri ve yazıları, hastalıkları, evlenmeleri, boşanmaları, taht entrikaları bize sunuluyor. Annesiyle Hattuşa'ya kazı alanına giden İştar, iki aylık bir sürede kazı alanında başına gelenleri, geçmişle günümüzün de bağlantısını kurarak bize anlatıyor. Yer yer tabletlerden çıkanlardan doğrudan alıntı yaparak aktardıklarını destekliyor. Özellikle gençlere tarihi sevdirmek ve merak uyandırmak için yazılmış, akıcı bir kitap. Hititlerle ilgili temel bilgileri kapsıyor. Hititler'e ilgisi olanlar için tarihi bir kurgu olarak Ahmet Çelik'in Hattuşaziti: Hattuşalı Adam, Anadolu'dan Eski Bir ElçiHattuşaziti: Hattuşalı Adam, Anadolu'dan Eski Bir Elçi kitabını da öneriyorum. Genç yaşta dul kalan Mısır kraliçesinin, evlenmek için Hitit kralı Şuppiluliuma'dan oğullarından birini eş olarak istemesi üzerinden tarihî macera anlatılıyor. Tarihseverler için eğlenceli bir okuma olacağından eminim. Keyifli okumalar.
Hititler ve HattuşaMuazzez İlmiye Çığ · Kaynak Yayınları · 2012363 okunma
Reklam